Deyim

Susta Durmak Ne Demek?

Anlamı

1) köpek arka ayakları üzerinde durmak; 2) mec. hazır durumda beklemek:
'Benim susta durmam, ellerimi kaldırıvermem daha kolay.' -N. Hikmet. 3) mec. korktuğu bir kimsenin karşısında saygılı ve çekingen davranmak.

Detaylı Açıklama

Susta durmak birkaç anlama gelir: eski kullanımda köpeğin arka ayakları üzerinde dik durması, mecazi olarak emre hazır beklemek ve korktuğu bir kimsenin karşısında çekingen davranmak. Somut anlamı hayvan eğitimine ait eski bir duruşu betimler; güncel açıklamada bu anlamı bir övgü gibi değil, sözün somut kökü olarak vermek daha doğru olur. Mecazi anlamda ise amirinin karşısında sinen bir memur ya da baskı yüzünden sesini çıkaramayan biri susta durur. Köpeğin dik duruşu imgesinden mecaza geçen söz, somut anlamında betimleyici, mecazi anlamında ise çekingenlik, baskı ve boyun eğme bildirir. Güç karşısında kişinin özgür davranamadığı durumları gösterir; bu yüzden özellikle insan ilişkilerinde kullanıldığında baskıcı düzeni olağanlaştırmadan açıklanmalıdır.

Susta Durmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Baskı öyle artmıştı ki herkes susta duruyor, kimse düşüncesini açıkça söyleyemiyordu.
  2. Eski anlatılarda köpeğin komutla arka ayakları üzerinde beklemesi susta durmak diye geçer.
  3. Yöneticinin sert tavrı yüzünden çalışanlar, onun karşısında susta durur gibi çekingen davranıyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Eski kullanımda köpeğin arka ayakları üzerinde dik durması, mecazi olarak emre hazır beklemek ve korktuğu birinin karşısında çekingen davranmak. Bağlam, hangi anlamın kastedildiğini belli eder; biri somut, diğerleri mecazidir.

Bir kimse emre hazır beklediğinde ya da korktuğu birinin karşısında çekingen, boyun eğer biçimde davrandığında. Amir karşısında sinen, baskı yüzünden sesini çıkaramayan biri için kullanılır; çekingenliği ve baskı karşısındaki edilgenliği anlatır.

Susta durmak, kişinin ya da köpeğin kendisinin dik durması, beklemesi ya da çekingen davranmasıdır. Susta durdurmak ise birini bu hâle getirmek, onu sindirmektir. İlki yaşanan bir hâli, ikincisi o hâle zorlayan eylemi betimler.