Anlamı
gerilimi azaltmak:
'Hiç değilse önde gelen fırkacıların tansiyonunu düşürmeyi de ümit etmişti.' -T. Buğra.
Detaylı Açıklama
Tansiyonu düşürmek, bir ortamda ya da bir ilişki içinde yükselen gerginliği, öfkeyi ve heyecanı azaltmak, ortamı yatıştırmak anlamına gelen bir deyimdir. Burada tansiyon sözcüğü, gerçek kan basıncı değil, insanlar arasındaki gerilimi, tartışmanın kızıştığı havayı anlatır. Bir tartışma alevlenip taraflar birbirine girmek üzereyken araya girip yumuşatıcı sözler söylemek, ortamı sakinleştirmek tansiyonu düşürmektir. Deyim çoğunlukla siyaset, iş ve gündelik ilişkiler bağlamında, gerginliğin azaltıldığı durumlar için kullanılır. Ortamdaki öfkeyi yatıştıran, tarafları sakinleştiren bir söz ya da davranış gerilimi düşürür. Sakin bir tavır, uzlaştırıcı bir yaklaşım ya da doğru zamanda söylenen bir söz çoğu zaman gerilimi düşürmeye yeter. Yükselen bir gerginliği yatıştırıp ortamı sakinleştirmeyi anlatan yaygın bir deyimdir. Genellikle çatışmanın yumuşatıldığı durumlarda geçer.
Tansiyonu Düşürmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Toplantıda tartışma iyice kızışınca araya giren müdür birkaç sözle ortamın tansiyonunu düşürdü.
- İki taraf birbirine girmek üzereyken onun soğukkanlı tavrı ortamın tansiyonunu bir anda düşürdü.
- Gerginliği tırmandırmak yerine tansiyonu düşürmeyi seçen lider, herkesi yeniden masaya oturttu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir ortamda ya da bir ilişki içinde yükselen gerginliği, öfkeyi ve heyecanı azaltmayı, ortamı yatıştırmayı karşılar. Buradaki tansiyon gerçek kan basıncı değil, insanlar arasındaki gerilimdir. Ortamı sakinleştirmek anlamına gelir.
Buradaki tansiyon, gerçek kan basıncı değil, insanlar arasındaki gerilimi, tartışmanın kızıştığı havayı anlatır. Bu yüzden tansiyonu düşürmek, o gergin havayı yatıştırmak, ortamı sakinleştirmek demektir. Söz mecazi anlamda kullanılır.
Çoğunlukla siyaset, iş ve gündelik ilişkiler bağlamında, gerginliğin azaltıldığı durumlar için kullanılır. Bir tartışma alevlenmişken araya girip yumuşatıcı sözler söylemek buna örnektir. Çatışmanın yumuşatıldığı anlarda söylenir.