Anlamı
bir kimse taşrada edindiği görgü, örf ve âdetleri bırakmamak:
'Şehirli görünmek gururu kasaba kızının İstanbul'dan aldığı ilk kötü huy oldu; birkaç hafta geçince babasıyla anasının yeni hayata kendisi gibi uyamayacaklarını, taşralı kalacaklarını anlayınca hırçınlaştı.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Taşralı kalmak, bir kimsenin büyük şehre gelse ya da yeni bir ortama girse bile eski alışkanlıklarını sürdürmesi anlamına gelen bir deyimdir. Kişi, doğup büyüdüğü küçük yerde edindiği görgü, örf ve âdetleri bırakmaz. Kişi, yeni çevresine ya da yeni yaşam biçimine uyum sağlamak yerine, alıştığı eski tutumlarını korur. Deyim çoğunlukla bir kişinin değişen koşullara ayak uyduramadığı, eski alışkanlıklarını sürdürdüğü durumlarda kullanılır. Söz kimi zaman eleştirel bir havada söylenir; ancak taşrada edinilen değerlerin küçümsenmesi bir önyargıdır, çünkü her yerin kendine özgü güzellikleri vardır. Deyim, kişinin edindiği alışkanlıkların kolay değişmediğini de gösterir. Bir kişinin eski çevresinden edindiği alışkanlıkları sürdürmesini anlatan bir deyimdir. Genellikle uyum ve değişim bağlamında kullanılır.
Taşralı Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yıllarca şehirde yaşasa da köyünde edindiği o sıcak âdetlerini bırakmayıp taşralı kalmayı yeğledi.
- Yeni ortama bir türlü uyum sağlayamayıp eski alışkanlıklarını sürdüren adam, taşralı kaldı diye anıldı.
- Şehir hayatına kapılmayıp memleketinin değerlerine bağlı kalan, bir bakıma taşralı kalan biriydi o.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kimsenin büyük şehre gelse bile, doğup büyüdüğü küçük yerde edindiği görgü, örf ve alışkanlıkları bırakmamasını, eski davranış biçimini sürdürmesini karşılar. Kişi yeni çevresine uyum sağlamak yerine alıştığı tutumları korur.
Söz kimi zaman eleştirel bir havada söylenir. Ancak taşrada edinilen değerlerin küçümsenmesi bir önyargıdır; her yerin kendine özgü güzellikleri vardır. Bu yüzden deyimin olumsuz kullanımı bir bakış açısını yansıtır, kesin bir yargı değildir.
Çoğunlukla bir kişinin değişen koşullara ayak uyduramadığı, eski alışkanlıklarını sürdürdüğü durumlarda kullanılır. Kişinin edindiği görgü ve alışkanlıkların kolay değişmediğini gösteren durumlar bu deyimle anlatılır. Yeni bir ortama uyum sağlayamama durumunu belirtir.