Anlamı
1) toprak sürülecek duruma gelmek; 2) mec. yumuşamak, kanmak, yola gelmek:
'Oğul, anasının tava geldiğini sezmişti.' -O. Kemal.
Detaylı Açıklama
Tava gelmek, birinci anlamıyla toprağın işlenmeye, sürülmeye elverişli kıvama gelmesi; ikinci ve mecazi anlamıyla bir kişinin yumuşaması, ikna olması, direncini bırakıp yola gelmesi anlamına gelen bir deyimdir. Toprak ne çok kuru ne çok çamurlu olduğunda, tam sürülecek kıvamdayken tava gelmiş olur. Deyimin mecazi anlamı ise bir insanın katı tutumundan vazgeçip yumuşamasını, sonunda kabul eder duruma gelmesini karşılar. Deyim, tav vermek sözüyle yakından ilgilidir; biri bir şeyi kıvama getirmeyi, öteki o kıvama gelmiş olmayı anlatır. Uzun bir ısrar ya da tatlı bir dilden sonra sonunda yumuşayan biri, tava gelmiş demektir. Toprağın işlenecek kıvama gelmesini ya da bir kişinin yumuşayıp ikna olmasını anlatan çok anlamlı bir deyimdir.
Tava Gelmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yağmurdan sonra toprak tam kıvamına, yani tava gelince çiftçi hemen tarlayı sürmeye başladı.
- Başta hiç razı olmuyordu ama uzun konuşmalardan sonra sonunda tava geldi ve teklifi kabul etti.
- İnatçı adamı ikna etmek hiç kolay olmadı, ancak sabırlı bir çabayla en sonunda tava geldi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlamıyla toprağın işlenmeye, sürülmeye elverişli kıvama gelmesini; ikinci ve mecazi anlamıyla bir kişinin yumuşaması, ikna olması, direncini bırakıp yola gelmesini karşılar. İki anlamda da bir hazır olma durumu vardır.
Mecazi anlamıyla bir insanın katı tutumundan vazgeçip yumuşamasını, sonunda kabul eder duruma gelmesini karşılar. Uzun bir ısrar ya da tatlı bir dilden sonra yumuşayan biri, tava gelmiş sayılır. İkna olmayı anlatır.
Evet, iki deyim yakından ilgilidir. Tav vermek bir şeyi kıvama getirmeyi anlatır; tava gelmek ise o kıvama gelmiş olmayı karşılar. Biri hazırlayan eylemi, öteki hazır hâle gelen durumu belirtir.