Atasözü

Ulular Köprü Olsa, Basıp Geçme Ne Demek?

Anlamı

başkaları ezici, kırıcı davransa da sen onlara uyma, büyüklere karşı saygıda kusur etme.

Detaylı Açıklama

Ulular köprü olsa, basıp geçme atasözü; büyüklere ve saygın kişilere her koşulda saygı göstermek gerektiğini, onlar bize kötü davransa bile aynı kabalığa düşmememiz gerektiğini anlatır. Söze göre, bir büyük önümüze köprü olup uzansa, yani kendini küçültüp ayak altına serse bile, ona basıp geçmek, onu çiğnemek yakışık almaz; büyüğe karşı saygıda kusur edilmez. Deyim, büyüklerin hatasını ya da sertliğini bahane edip saygısızlığa kalkışmamayı öğütler. İnsanın, karşısındaki nasıl davranırsa davransın kendi terbiyesini, saygısını koruması gerektiğini vurgular. Söz, saygının karşı tarafın davranışına bağlı olmadığını, her koşulda korunması gereken bir değer olduğunu vurgular. Büyüklere her durumda saygılı olmayı, onların kusuruna kusurla karşılık vermemeyi öğütleyen bir atasözüdür.

Ulular Köprü Olsa, Basıp Geçme Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Kendisine haksızlık eden büyüğüne bile sesini hiç yükseltmeyen adam, ulular köprü olsa basıp geçme sözüne yürekten inanırdı.
  2. Öfkeyle karşılık vermek yerine saygısını korumayı seçen genç, ulular köprü olsa, basıp geçme derdi büyükannem, diye içinden geçirdi.
  3. Büyüklerine karşı her zaman ölçülü olmayı öğütleyen dede, torunlarına ulular köprü olsa, basıp geçme sözünü sık sık hatırlatırdı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Büyüklere, saygın kişilere her koşulda saygı göstermek gerektiğini öğütler. Onlar bize kötü ya da ezici davransa bile bizim aynı kabalığa düşmememiz, saygımızı korumamız gerektiğini anlatan bir atasözüdür.

Bir büyüğün önümüze köprü olup uzanması, kendini küçültüp ayak altına sermesi demektir. Atasözü, büyük böyle davransa bile ona basıp geçmenin, onu çiğnemenin yakışık almayacağını; saygıda kusur edilmemesi gerektiğini anlatır.

Büyüklerin hatasını ya da sertliğini bahane edip saygısızlığa kalkışılan durumlarda söylenir. Karşısındaki nasıl davranırsa davransın kişinin kendi terbiyesini, saygısını koruması gerektiğini hatırlatmak için kullanılır. Özellikle öfkeye kapılıp saygı sınırının aşılmak üzere olduğu anlarda dile getirilir.