Anlamı
1) suçlu olduğu hâlde karşısındakini suçlamak; 2) zeytinyağı gibi üste çıkmak.
Detaylı Açıklama
Üste çıkmak, birinci anlamıyla asıl suçlu ya da haksız olan kişinin, kendi kusurunu kabul etmeyip tam tersine karşısındakini suçlaması, kendini haklı çıkarmaya çalışması anlamına gelen bir deyimdir. İkinci anlamıyla ise, tıpkı zeytinyağının suyun üstüne çıkması gibi, kabahatli olduğu hâlde bir yolunu bulup sıyrılmayı, hatta kendini haklı gösterip öne geçmeyi anlatır. Kişi, yaptığı yanlışı örtbas eder; suçu üstlenmek yerine parmağı başkasına doğrultur. Söz, çoğunlukla haksız olduğu hâlde yüksekten atıp karşısındakini suçlayan kişiler için kullanılır. Camı kıran çocuğun tersine dönüp kardeşini suçlaması, üste çıkmaya bir örnektir. Deyim, bu tür bir yüzsüzlüğü, haksız yere kendini haklı çıkarma çabasını eleştirir. Suçlu olduğu hâlde kabahati kabul etmeyip karşısındakini suçlamayı anlatan bir deyimdir.
Üste Çıkmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yanlışı apaçık ortada olduğu hâlde özür dileyeceğine üste çıkıp bütün suçu başkasına yükledi.
- Hatalı olan taraf, kabahatini kabul etmek yerine üste çıkıp karşısındakini suçlamaya kalkışınca ortam iyice gerildi.
- Camı kırdığı hâlde ağlayarak kardeşini suçlayan çocuk, adeta zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl suçlu ya da haksız olan kişinin, kendi kusurunu kabul etmeyip tam tersine karşısındakini suçlamasını, kendini haklı çıkarmaya çalışmasını karşılar. Kabahatliyken bir yolunu bulup sıyrılmayı anlatan bir deyimdir.
Zeytinyağının suyun üstüne çıkması imgesine dayanır. Nasıl zeytinyağı suya karışmayıp hep üste çıkarsa, kabahatli kişi de bir yolunu bulup sıyrılır, hatta kendini haklı gösterip öne geçer; deyim bu benzetmeden doğar.
Eleştirel bir anlam taşır. Haksız olduğu hâlde yüksekten atıp karşısındakini suçlayan, kabahatini örtbas edip kendini haklı çıkarmaya çalışan kişilerin bu yüzsüzlüğünü yermek için kullanılır. Bu davranış, dürüstlükten uzak, kabahati başkasına yıkan bir tutumdur.