Deyim

Üstündeki Üstünde, Başındaki Başında Ne Demek?

Anlamı

'üstündekinden başka hiçbir şey kalmadan' anlamında kullanılan bir söz:
'Karanfil, üstündeki üstünde, başındaki başında sokağa kovulmuş.' -Ö. Seyfettin.

Detaylı Açıklama

Üstündeki üstünde, başındaki başında, bir kimsenin üstündeki giysiden ve başındakinden başka hiçbir şeyi kalmadan, elinde avucunda ne varsa hepsini yitirmiş bir durumda olması anlamına gelen bir sözdür. Söz, çoğunlukla bir kişinin bulunduğu yerden apar topar çıkarılması, her şeyini geride bırakıp yalnızca üstündekiyle yola düşmesi durumları için kullanılır. Ömer Seyfettin'in bir cümlesinde geçtiği gibi, üstündeki üstünde, başındaki başında sokağa atılan biri, hiçbir eşyasını yanına alamadan ortada kalmıştır. Deyim, ansızın yoksul ya da çaresiz bir duruma düşmeyi, elde kalan tek şeyin üstteki giysi olduğunu anlatır. Kişi, ne parasını ne eşyasını toplayabilmiş, olduğu gibi dışarı çıkmıştır. Söz, hem bir yoksunluğu hem de ansızın gelen bir çaresizliği vurgular. Üstündeki giysiden başka hiçbir şeyi kalmadan ortada kalmayı anlatan eski bir sözdür.

Üstündeki Üstünde, Başındaki Başında Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yangında evi bir gecede kül olan aile, üstündeki üstünde, başındaki başında sokakta kalakaldı.
  2. Bir gece baskınıyla evinden çıkarılan adam, üstündeki üstünde, başındaki başında yollara düştü.
  3. Elinde avucunda ne varsa yitiren kadın, üstündeki üstünde, başındaki başında akrabalarının kapısını çaldı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kimsenin üstündeki giysiden ve başındakinden başka hiçbir şeyi kalmadan, elinde avucunda ne varsa yitirmiş bir durumda olmasını karşılar. Ansızın yoksul ya da çaresiz kalmayı anlatan eski bir sözdür.

Çoğunlukla bir kişinin bulunduğu yerden apar topar çıkarılması, her şeyini geride bırakıp yalnızca üstündekiyle yola düşmesi durumları için kullanılır. Yangın, baskın ya da benzeri ani felaketlerde her şeyini yitirenler için söylenir.

Hem bir yoksunluğu hem de ansızın gelen bir çaresizliği vurgular. Kişinin ne parasını ne eşyasını toplayabildiğini, elde kalan tek şeyin üstündeki giysi olduğunu anlatarak durumun ağırlığını gözler önüne serer.