Anlamı
birine çok sinirlenmek:
'Ne diyor, arkamdan yağıp gürlüyor mu?' -O. Kemal.
Detaylı Açıklama
Yağıp gürlemek, birine çok sinirlenmek, öfkeyle söylenip durmak demektir. İkileme fırtınalı bir havayı andırır; hem gürültü hem boşalma vardır. Orhan Kemal'in arkasından yağıp gürlenip gürlenmediğini soran cümlesi bu kullanımı gösterir. Deyimde öfkenin süresi öne çıkar; kişi bir kez bağırıp susmaz, uzun süre söylenir. Bu yönüyle söz, ani bir tepkiyi anlatan kalıplardan ayrılır. Yağıp gürleyen kimse çoğunlukla karşısındakinin yokluğunda konuşur; öfke arkadan dile getirilir. Kalıpta hafif bir eleştiri sezilir; söylenmenin bir sonuç doğurmadığı ima edilir. Deyim gündelik konuşmada ve halk dilinde geçer. Fırtına benzetmesi anlatıma canlılık katar. Söz, uzun süre öfkeyle söylenmeyi anlatır. Deyim gündelik konuşmada ve halk dilinde geçer; fırtına benzetmesi anlatıma canlılık katar.
Yağıp Gürlemek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Toplantıdan çıktıktan hemen sonra arkasından yağıp gürlediğini orada herkes duymuştu.
- Bütün akşam boyunca yağıp gürlemesine rağmen ortadaki sorunu hiç çözemedi.
- Kızdığı zaman saatlerce yağıp gürlemek onun yıllardır süren eski alışkanlığıydı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birine çok sinirlenmek, öfkeyle söylenip durmak demektir. İkileme fırtınalı bir havayı andırır; hem gürültü hem boşalma vardır. Deyimde öfkenin süresi öne çıkar. Kişi bir kez bağırıp susmaz, uzun süre söylenir.
Ani bir tepkiyi anlatan kalıplardan ayrılır. Kişi bir kez bağırıp susmaz, uzun süre söylenir. Ayrıca yağıp gürleyen kimse çoğunlukla karşısındakinin yokluğunda konuşur. Öfke çoğunlukla karşısındakinin yokluğunda dile getirilir.
Hafif bir eleştiri sezilir; söylenmenin bir sonuç doğurmadığı ima edilir. Öfke dile gelir ama sorun yerinde kalır. Fırtına benzetmesi anlatıma canlılık katar. Gürültü çok olsa da ortada bir sonuç yoktur.