Anlamı
rüzgâr, dalga vb. sıyırarak, dokunarak hızla geçmek:
'Sarı gri gölge bu sefer duvarın üstüne düşmüş, orayı yalayıp geçiyor, yalayıp geçiyor.' -A. Ağaoğlu.
Detaylı Açıklama
Yalayıp geçmek, rüzgârın, dalganın ya da benzeri bir şeyin bir yüzeye sıyırarak, hafifçe dokunarak hızla geçmesi demektir. Temas vardır ama derin değildir; geçen şey iz bırakmadan uzaklaşır. Deyim en çok doğa olayları için kullanılır: rüzgâr duvarı, dalga kıyıyı, ışık tavanı yalayıp geçer. Adalet Ağaoğlu'nun gölgenin duvarın üstüne düşüp orayı yalayıp geçtiğini anlatan cümlesi bu görüntüyü verir. Sözde bir hız ve bir hafiflik bir aradadır. Mecazi kullanımda ise bir tehlikenin çok yakından geçip zarar vermemesi anlatılır. Kurşunun omzunu yalayıp geçmesi bu türdendir. Deyim böylece hem dokunmayı hem de kalıcı bir etki bırakmamayı karşılar. Anlatımda sinema sahnesi gibi görsel bir etki yaratır. Söz, sıyırarak ve hızla geçmeyi anlatır.
Yalayıp Geçmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Poyraz bütün akşam boyunca kıyıdaki evlerin duvarlarını uğuldayarak yalayıp geçti.
- Dalga kayanın yüzünü yalayıp geçince ortalığa ince bir serpinti yayıldı.
- Taş omzunu yalayıp geçti, çocuk sadece hafif bir sıyrıkla kurtuldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Rüzgârın, dalganın ya da benzeri bir şeyin bir yüzeye sıyırarak, hafifçe dokunarak hızla geçmesi demektir. Temas vardır ama derin değildir. Geçen şey çoğu zaman iz bırakmadan uzaklaşır.
En çok doğa olayları için kullanılır. Rüzgârın duvarı, dalganın kıyıyı ya da ışığın tavanı yalayıp geçmesi bu kapsamdadır. Sözde bir hız ile bir hafiflik bir arada bulunur.
Mecazi kullanımda bir tehlikenin çok yakından geçip zarar vermemesi anlatılır. Bir taşın ya da kurşunun omzu yalayıp geçmesi bu türdendir. Böylece hem dokunma hem de kalıcı bir etki bırakmama birlikte verilir.