Anlamı
bilmeden bir yanlışlık yapmak:
'Eski bakan bir yanılgıya düşmüştü.' -Ç. Altan.
Detaylı Açıklama
Yanılgıya düşmek, bilmeden bir yanlışlık yapmak demektir. Deyimin ayırt edici yanı kasıt bulunmamasıdır; kişi doğru sandığı için o yolu tutar. Çetin Altan'ın eski bakanın bir yanılgıya düştüğünü belirten cümlesi bu kullanımı gösterir. Düşmek fiili buradaki istemsizliği belli eder; kimse yanılgıya bilerek girmez. Eksik bilgi, yanlış bir duyum ya da aceleci bir değerlendirme bu duruma yol açar. Deyim bu yüzden suçlamadan çok bir saptama olarak kullanılır. Resmî dilde ve yazılı anlatımda sıkça geçer; gündelik konuşmada yanılmak yeğlenir. Yanılgıya düşen kimseden beklenen, durumu görünce dönmesidir. Söz bu yönüyle düzeltmenin önünü açık bırakır. Deyim, farkında olmadan yanlışa sapmayı anlatır. Deyimin resmî anlatımda yeğlenmesi, suçlayıcı bir yan taşımamasıyla ilgilidir.
Yanılgıya Düşmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Eksik belgelere bakarak karar verince ciddi bir yanılgıya düştüğünü sonradan anladı.
- Herkesin aynı şeyi söylemesi sonunda onu da aynı yanılgıya düşürmüştü.
- Yanılgıya düştüğünü fark eder etmez bütün raporu baştan yazmaya oturdu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bilmeden bir yanlışlık yapmak demektir. Deyimin ayırt edici yanı kasıt bulunmamasıdır; kişi doğru sandığı için o yolu tutar. Düşmek fiili buradaki istemsizliği belli eder. Kişi yanıldığını sonradan fark eder.
Eksik bilgi, yanlış bir duyum ya da aceleci bir değerlendirme bu duruma yol açar. Herkesin aynı şeyi söylemesi de kişiyi aynı yöne sürükleyebilir. Ortak nokta, bilginin yeterince sınanmamış olmasıdır.
Taşımaz. Kasıt bulunmadığı için söz suçlamadan çok bir saptama olarak kullanılır. Yanılgıya düşen kimseden beklenen, durumu görünce dönmesidir; deyim bu yönüyle düzeltmenin önünü açık bırakır. Söz düzeltmenin önünü açık bırakır.