Anlamı
üzüntü ve kaygısı azalmak, kalmamak:
'Lüzumsuz bir şey satın aldığı zaman garip bir üzüntü duyar, karısı -ziyanı yok, üzülme, ne yapalım, olmuş bir şey -diye teselli etmedikçe bir türlü yüreği rahatlamazdı.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Yüreği rahatlamak, üzüntü ve kaygısı azalmak ya da büsbütün kalmamak demektir. Reşat Nuri Güntekin'in lüzumsuz bir şey aldığında üzülen, karısı teselli etmedikçe yüreği rahatlamayan adamı anlatan cümlesi bu kullanımı gösterir. Rahatlamak fiili bir gevşemeyi, gerilimin çözülmesini belirtir; içteki sıkışma yerini huzura bırakmıştır. Kalıp yüreği ferahlamak deyimine çok yakındır; iki söyleyiş arasında belirgin bir fark yoktur. Yüreği rahatlatan şey çoğunlukla bir güvence ya da bir tesellidir; Güntekin'in cümlesindeki karının avutucu sözleri bu işi görür. Sözde bir kaygıdan kurtulma bulunur. Kalıp bu yönüyle bir sürecin sonunu anlatır; endişe önce vardır, sonra dağılır. Kalıp gündelik konuşmada yaygındır. Söz, kaygının azalıp huzura kavuşmayı anlatır.
Yüreği Rahatlamak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Herkesin iyi olduğunu öğrenince yüreği rahatladı ve derin bir soluk aldı.
- Ona hak verildiğini duyunca günlerdir taşıdığı kaygı dağıldı, yüreği rahatladı.
- Yüreği rahatlayan adam artık o konuyu düşünmeyi bırakıp işine döndü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Üzüntü ve kaygısı azalmak ya da büsbütün kalmamak demektir. Rahatlamak fiili bir gevşemeyi belirtir; içteki sıkışma yerini huzura bırakmış ve gerilim çözülmüş olur. İçteki gerilim çözülüp yerini huzura bırakmış olur.
Belirgin bir fark yoktur; iki söyleyiş çok yakındır ve birbirinin yerine kullanılabilir. Her ikisinde de bir kaygıdan kurtulma ve içe yayılan bir huzur söz konusudur.
Çoğunlukla bir güvence ya da bir tesellidir; Güntekin'in cümlesindeki karının avutucu sözleri bu işi görür. Kalıp bu yönüyle önce var olan bir endişenin dağıldığı anı anlatmış olur.