Anlamı
1) ilgi, yakınlık göstermemek:
'Sonra geniş bir odada orta yaşlı bankacı kendisine yüz vermeyen yargıcın kızına saldırdı.' -Y. Atılgan. 2) önemsememek:
'Bursa, yeşiline en uygun maviyi kondururken yüksek mimarlarımız renge hiç yüz vermiyorlar.' -B. R. Eyuboğlu.
Detaylı Açıklama
Yüz vermemek, birinci anlamıyla bir kimseye ilgi ve yakınlık göstermemek demektir. Yusuf Atılgan'ın kendisine yüz vermeyen yargıcın kızını anlatan cümlesi bu kullanımı gösterir. İkinci anlamda ise önemsememek anlatılır; Bedri Rahmi Eyuboğlu'nun mimarların renge yüz vermediğini söyleyen cümlesi bunu gösterir. Vermemek fiili buradaki uzak durmayı belirtir; kişi karşısındakine kapıyı açmaz, ona yakınlık tanımaz. Kalıp yüz vermek deyiminin olumsuzudur; biri yakınlık gösterir, öteki göstermez. Yüz vermemek çoğunlukla bilinçli bir tutumdur; kişi karşısındakini ya beğenmez ya da ondan uzak durmak ister. İkinci anlamda ise bir şeye değer vermemek, onu göz ardı etmek anlatılır. Sözde bir mesafe koyma bulunur. Kalıp gündelik konuşmada yaygındır. Söz, birine yakınlık göstermemeyi ya da bir şeyi önemsememeyi anlatır.
Yüz Vermemek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Kendisine yaklaşmaya çalışan o kişiye baştan beri hiç yüz vermediği açıkça belliydi.
- Onun bütün çabalarına rağmen ona yüz vermemesi çevredekilerin dikkatini çekti.
- Yeni önerilere hiç yüz vermeyen bu tutum zamanla ekibi geriye düşürmeye başladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlamıyla bir kimseye ilgi ve yakınlık göstermemek demektir. İkinci anlamda ise bir şeyi önemsememek, onu göz ardı etmek anlatılır; iki anlam da yaygın olarak kullanılır.
Buradaki uzak durmayı belirtir; kişi karşısındakine kapıyı açmaz, ona yakınlık tanımaz. Yüz vermemek çoğunlukla bilinçli bir tutumdur; kişi ya beğenmez ya da uzak durmak ister.
Yüz vermemek, yüz vermek deyiminin olumsuz biçimidir; biri yakınlık gösterir, öteki hiç göstermez. İki kalıp aynı ilişkinin var ve yok olan hâllerini karşıt biçimde anlatmış olur.