Atasözü

Acındırırsan Arsız Olur, Acıktırırsan Hırsız Olur Ne Demek?

Anlamı

koruduğunuz kimsenin sürekli acınmasına izin verirseniz arsız olur, emeğinin karşılığını tam olarak vermediğiniz kişi de hırsız olur.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, insan ilişkilerinde dengenin bozulmasının iki farklı kötü sonuç doğurabileceğini anlatır. Bir kimseyi sürekli acındırıp her hatasını hoş görürseniz arsızlaşabilir; emeğinin karşılığını vermez, onu aç ve yoksun bırakırsanız da hırsızlığa ya da kötü yollara sapabilir. Yani aşırı gevşeklik de aşırı yoksun bırakma da insanı bozar. Atasözü özellikle çocuk terbiyesi, işçi-işveren ilişkisi, yardım ve disiplin dengesi gibi alanlarda çok güçlü bir uyarıdır. Halk bilgeliği burada ne kör merhameti ne de adaletsiz sertliği onaylar. İnsan hem sınır hem hakkaniyet ister. Sadece acımaya dayalı koruma kişiyi sorumsuzlaştırabilir; buna karşılık temel ihtiyacı görmezden gelmek de onu suça itebilir. Bu yüzden atasözü, ölçülü yönetimin ve doğru denetimin önemini vurgular. İyi niyet tek başına yetmez; yerinde davranmak gerekir. Sevgiyle sınırı, merhametle adaleti birlikte kuramayan ilişkiler sonunda bozulur. İnsan doğasını tanıyan dengeli bir toplumsal öğüttür.

Örnek Cümleler

  1. Çocuğun her isteğini yerine getirdiler, sonunda doymak bilmez oldu; acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
  2. İşçiye hakkını vermezsen de ölçüsüz taviz verirsen de sorun çıkar; acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.
  3. Çırağın hakkını eksik verdi, tezgâhtan mal eksilmeye başladı; acındırırsan arsız olur, acıktırırsan hırsız olur.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Her yarıda önce şart kipli bir yüklem, sonra bir sıfat ve olur fiili gelir: acındırırsan arsız olur. Arsız ile hırsız sesçe yakın düşer; acındırmak ile acıktırmak da öyle. Koşutluk hem ölçüyü hem uyağı kurar.

İkisi de ettirgendir: acımak ve acıkmak köklerine ek gelmiştir. İşi yapan taraf cümleye ikinci kişi olarak girer; sorumluluk ona yüklenir. Kökler sesçe komşu olduğu için iki ayrı tutum tek bir sesle ayrılmış olur.

Elinde yetki ya da sorumluluk bulunan tarafa yöneltilir: ana babaya, işverene, yöneticiye. İkinci tekil kişi çekimi bunu doğrudan yapar. Arsız ya da hırsız olan kişi ise uyarının muhatabı değildir.