Anlamı
korkutmak, çıkışmak, azarlamak, gözdağı vermek:
'Şehrin büyükleri otelciye adamakıllı bir zılgıt vermişler.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Zılgıt vermek, bir kimseyi korkutmak, ona çıkışmak, azarlamak ya da gözünü korkutacak biçimde sert bir uyarıda bulunmak demektir. Zılgıt, sert azar, gözdağı anlamına gelir. Kalıp çoğunlukla, yanlış yapan, kural dışına çıkan ya da laf dinlemeyen birine sert bir biçimde çıkışıldığı durumlar için kullanılır. Bir amir çalışanına, bir büyük küçüğüne zılgıt verebilir. Sözde bir azarlama ve bir gözdağı bulunur; söyleyen, karşısındakini hem paylar hem de yıldırmak ister. Bu yönüyle kalıp çoğu zaman bir üstünlük ya da bir yetki durumunda geçer. Zılgıt veren kimse, sesini yükseltip sert konuşur. İyi niyetli bir uyarı ise azarlamaktan farklıdır. Söz, birini sert bir biçimde azarlayıp gözünü korkutmayı anlatır.
Zılgıt Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Şehrin büyükleri o otelciye durumdan dolayı adamakıllı bir zılgıt vermişler.
- Kurallara bir türlü uymayan çırağa usta sert bir zılgıt verdi.
- Durmadan geç kalanlara bir güzel zılgıt vermekten başka çare kalmamıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kimseyi korkutmak, ona çıkışmak, azarlamak ya da gözünü korkutacak biçimde sert bir uyarıda bulunmak demektir. Zılgıt, sert azar, gözdağı anlamına gelir. Zılgıt, sert azar ve gözdağı anlamına gelir.
Çoğunlukla yanlış yapan, kural dışına çıkan ya da laf dinlemeyen birine sert biçimde çıkışıldığı durumlarda kullanılır. Bir amir çalışanına zılgıt verebilir. Bir amir çalışanına da böyle çıkışabilir.
Bir azarlama ve bir gözdağı bulunur; söyleyen karşısındakini hem paylar hem yıldırmak ister. Kalıp çoğu zaman bir üstünlük ya da yetki durumunda geçer. Söyleyen karşısındakini hem paylar hem yıldırmak ister.