Anlamı
1) aç olan kimse, kendisine ne kadar rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez. 2) bir şeye ihtiyaç duyan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata kavuşturulabilir.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, temel ihtiyacı giderilmemiş bir insanın dışarıdan sağlanan konforla rahatlayamayacağını anlatır. Aç insana dokuz yorgan örtmek, esas sorunu çözmeden çevre şartlarını iyileştirmeye çalışmaktır. Oysa açlık giderilmedikçe ne sıcaklık ne rahatlık ne de başka bir kolaylık kişiyi gerçekten dinlendirebilir. Halk bilgeliği burada ihtiyaç sıralamasını çok net biçimde kurar: Önce asıl eksik giderilmelidir. Bu atasözü yalnız fiziksel açlık için değil, genel olarak gerçek sorunu çözmeden yapılan yüzeysel iyileştirmeler için de kullanılabilir. İnsanın derdi başka yerdeyken, ona alakasız rahatlıklar sunmak çözüm değildir. Bazen insanlar sıkıntının kaynağını değil, çevresini tamir etmeye çalışır. Söz de bu yanlışı gösterir. Rahatlık, ihtiyaçla temas etmediğinde işe yaramaz. Bu yüzden atasözü hem açlık gerçeğini hem de sorun çözmede doğru noktayı bulma gereğini anlatır. Sorunun merkezine dokunmayan her konfor geçici ve etkisiz kalır.
Örnek Cümleler
- Karnı açken yatağı güzelleştirmenin faydası yok, aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
- Asıl sorunu çözmeden makyaj yapıyorlar; aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış durumu bu.
- İhtiyacı başka yerde olanı rahatlatamazsın, aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çokluğu abartarak gösterir; sayılmış bir miktar bildirmez. Halk dilinde dokuz bolluk anlatan sayılardandır. Bir yorgan denseydi yetersizlik olağan görünürdü; dokuz denince çabanın büyüklüğü ile sonucun boşluğu arasındaki açıklık ortaya çıkar.
Duyulan geçmiş zamanla: örtmüşler, uyuyamamış denir. Bu kip atasözünü küçük bir anlatı gibi kurar; olay adı sanı belirsiz bir zamana yerleştirilir. Görülen geçmişle söylenseydi anlatı havası kaybolurdu; yargının genelliğini ise yalnız kip değil, sözün kalıplaşmış olması sağlar.
Beklentinin boşa çıktığını bildirir. Örtmenin ardından bir değişiklik umulur, yine sözcüğü o umudu keser. Sözcük kaldırılsaydı iki olay yan yana kalır, aralarındaki karşıtlık duyulmazdı. Yargının ağırlığı bu tek sözcükte toplanır.