Atasözü

Acele ile Yürüyen Yolda Kalır Ne Demek?

Anlamı

iş yaparken acele eden şaşırır, işini bitiremez.

Detaylı Açıklama

Acele ile yürüyen yolda kalır atasözü, bir işi sırf çabuk bitsin diye düşünmeden ve ölçüsüz hızla yapan kişinin çoğu zaman hedefine ulaşamayacağını anlatır. Buradaki vurgu yalnızca hızlı hareket etmeye değil, aceleciliğin doğurduğu şaşkınlığa, düzensizliğe ve hataya yöneliktir. İnsan, yol alıyor gibi görünse de plansız davrandığında işi yarıda bırakabilir, yanlış kararlar verebilir ya da yeniden başa dönmek zorunda kalabilir. Bu nedenle atasözü, hız ile başarıyı aynı şey sanmamak gerektiğini öğretir. Günlük hayatta eğitimden ticarete, yolculuktan aile içi kararlara kadar çok geniş bir kullanım alanı vardır. Yetişme telaşıyla yapılan işlerin çoğu sonradan düzeltme gerektirir ve bu da toplam süreyi daha da uzatır. Atasözünün asıl değeri, sabrı edilgen bekleyiş olarak değil, sağlam ilerleme biçimi olarak sunmasındadır. Sağlam adım, acele adımdan daha güvenlidir. Bu yüzden söz, hedefe varmanın en kısa yolunun bazen yavaş ama bilinçli ilerlemek olduğunu güçlü biçimde hatırlatır.

Örnek Cümleler

  1. Projeyi apar topar bitirmeye çalışınca hata üstüne hata yaptı; acele ile yürüyen yolda kalır.
  2. Temeli beklemeden duvara başladı, sıva tutmayınca inşaat yarıda kaldı; acele ile yürüyen yolda kalır.
  3. Belgeleri toplamadan başvurdu, dosya eksik diye geri döndü ve iş bitmedi; acele ile yürüyen yolda kalır.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Sıfat-fiildir ve kişiyi davranışıyla tanımlar. Adı anılmaz; kim olduğu değil, nasıl gittiği söylenir. Yürüyen kimse denseydi tamlama uzardı; sıfat-fiil ise tek sözcükte hem özneyi hem davranışı taşır.

Varamamayı, yarı yolda durmayı anlatır. Deyim burada olduğu gibi kullanılmıştır; bugün de aracı bozulan yolcu için kurulur. Atasözü böylece iki hazır sözü birleştirir: acele ile yürümek ve yolda kalmak.

Acele ile menzil alınmaz ile aynı yargıyı taşır; ikisi de hızın sonucu getirmediğini söyler. Bu biçimde yolcu cümleye girer ve sahne kişileşir; ötekinde yalnız hedef anılır. Fark bakılan yerdedir, ölçüde değil.