Anlamı
alışamadığı bir işte zorluk çekmek.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, henüz alışılmamış, deneyim kazanılmamış bir işte zorlanmak, bocalamak ve yeterince rahat hareket edememek anlamında kullanılır. Bir işe ilk kez başlayanların yaptığı küçük hataları, yavaşlığı, çekingenliği ya da yöntemi tam oturtamamasını anlatır. Gündelik hayatta mutfakta, iş yerinde, araç kullanırken, yeni bir teknolojiyi öğrenirken ya da sosyal bir role alışırken sıkça kullanılabilir. Deyim, yetersizliği küçümsemekten çok öğrenme sürecinin doğal sancısını gösterir. Çünkü her işin başlangıcında bir ölçüde acemilik vardır. Bu yüzden söz bazen anlayışla, bazen hafif eleştiriyle, bazen de kişinin kendisini anlatması için söylenir. Buradaki vurgu geçici zorluktur; zamanla tecrübe geldikçe bu hâlin aşılması beklenir. İnsan bir işte rahatlayana kadar bazı tökezlemeler yaşar. Deyim tam da o geçiş dönemini anlatır. Kullanıldığında, kişinin kötü niyetli değil henüz alışma evresinde olduğu sezilir.
Örnek Cümleler
- İlk günlerde kasada acemilik çekti, para üstünü sayarken elleri titriyordu.
- Yeni programa geçince herkes bir süre acemilik çekti, işler epey yavaşladı.
- Direksiyona ilk geçtiğinde vites değiştirirken epey acemilik çekti, motoru birkaç kez durdurdu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Katlanmayı, bir yükü taşımayı bildirir. Aynı kullanım sıkıntı çekmek, zahmet çekmek ve dert çekmek sözlerinde de vardır. Fiil hepsinde istenmeden yaşanan bir durumu anlatır; kişi acemiliği seçmez, onu bir süre taşır.
Acemi sıfatına ad yapan bir ek getirilerek. Ek bir hâli, bir dönemi adlandırır; kişiyi değil durumu anar. Acemi çekmek denseydi anlam bozulurdu. Ek bu yüzden geçici bir evreyi gösterir ve kalıcı bir niteleme kurmaz.
Ağır bir yergi taşımaz. Kalıp geçici bir evreyi adlandırdığı için kalıcı bir niteleme kurmaz. Kişi kendi hâlini anlatırken de bu sözü seçebilir; kendini yeren biri onu kullanmazdı. Ton çoğu kez anlayışlıdır.