Anlamı
dokunmak, kırmak, üzmek:
'Bu durumun gerçeklerle uyumsuzluğu ona acı geliyor.' -A. Kutlu.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, söylenen bir sözün, yapılan bir davranışın ya da yaşanan bir olayın insana dokunması, kırması ve içini burkması anlamında kullanılır. Buradaki acı fiziksel değildir; duygusal bir incinme ve gönül yarası söz konusudur. Bazen bir eleştiri, bazen bir haksızlık, bazen de beklenmedik bir soğukluk kişiye acı gelebilir. Günlük dilde bu ifade, dışarıdan küçük görünen bir şeyin içeride ne kadar derin etki bıraktığını anlatmak için oldukça işlevseldir. Çünkü her söz aynı ağırlıkta hissedilmez. Kimi söz doğrudur ama serttir, kimi davranış bilinçsizce yapılır ama yine de yaralar. Bu nedenle deyim, hem incelikli bir duygusal tepkiyi hem de kişinin hassas noktasını işaret eder. Söylendiğinde, açık öfke yerine sessiz bir kırgınlık duyulur. İçten içe can yakan şeyleri doğrudan değil, sade ve etkili biçimde anlatır. Bu yüzden günlük konuşmada sık kullanılan duygulu bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Onun o soğuk sözleri bana çok acı geldi; günlerce aklımdan çıkmadı.
- Emeğinin görmezden gelinmesi ona öyle acı geldi ki sessizce kenara çekildi.
- Yıllar sonra gelen bu suçlama hepimize acı geldi, kimse bir şey diyemedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Duyulmaz; anlatılan gönül incinmesidir. Söz bedensel bir ağrıdan söz etmez, bir sözün ya da davranışın bıraktığı izi anar. Acı sözcüğü böylece tattan ve ağrıdan koparılıp doğrudan duyguya taşınmış olur.
Duygunun kişiye ulaştığını bildirir; kişi onu aramaz. Yönelme ekli bir tümleç ister: bana acı geldi denir. Özne, o duyguyu doğuran şeydir: sözleri, davranışı ya da gelen haber. Aynı yapı ağır gelmek ve tuhaf gelmek sözlerinde de görülür.
Orada söz söyleyen taraf öne çıkar, burada ise onu duyan. Acı söylemek bir davranıştır, acı gelmek ise ona verilen karşılıktır. İki kalıp aynı sahnenin iki ucunu tutar; biri konuşanı, öteki incineni anar.