Anlamı
bir insanın ne durumda olduğu yüzünden anlaşılır.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, insanın içinde bulunduğu sıkıntı, ihtiyaç ya da yoksunluğun çoğu zaman yüzünden ve görünüşünden anlaşılacağını anlatır. Açlığın yanağa, susuzluğun dudağa vurması, iç hâlin dışarıya yansıdığını gösteren somut bir gözlemdir. Söz bu nedenle yalnız açlık ve susuzluk için değil, genel olarak insanın derdinin yüzünde okunabileceği fikri için kullanılır. Bir insan çok şey söylemese de hâli tavrı, yüz çizgisi ve bedeni onun ne durumda olduğunu ele verebilir. Atasözü, insan gözleminin inceliğini ve dış görünüşün ipucu taşıdığını vurgular. Aynı zamanda başkalarının hâlini anlamayı öğütler. Çünkü kimi dertler sözle değil, yüzdeki izlerle belli olur. İç dünya ile dış görüntü arasındaki bağı çok yalın biçimde anlatan güçlü bir halk sözüdür. Empatiyi de çağrıştırır.
Örnek Cümleler
- Ağzını açıp bir şey demedi ama çökmüş yanakları hâlini ele verdi; acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur.
- Sınıfa girdiğinde çocuğun dudakları çatlamıştı; acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur.
- Kaç gündür doğru dürüst yememişti; acıkanın yanağından, susayanın dudağından belli olur, benzi sararmıştı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Belirtinin nereden okunduğunu gösterir: yanağından, dudağından. Ek iki ayrı noktayı işaret eder ve her ihtiyaca kendi izini bağlar. Ek düşseydi iki organ yalnız anılmış olur, kanıt niteliği kazanmazdı.
Her yoksunluk kendi izini ayrı yere bırakır. Açlık yanağı çökertir, susuzluk dudağı kurutur; iki belirti birbirine karışmaz. Aynı organ iki kez anılsaydı ayrım yapılamaz, gözlem de bu kadar ince olmazdı.
Kendiliğinden anlaşılmayı bildirir; söylenmesine gerek kalmaz. Kişi durumunu anlatmaz, beden onu ele verir. Anlaşılır denseydi araya bir yorum girerdi; belli olmak ise doğrudan görünmeyi anar. Bakan kişinin ayrıca sorması gerekmez.