Anlamı
bir üzüntüye, sıkıntıya yakınmadan katlanmak.
Detaylı Açıklama
Acısını bağrına basmak deyimi, insanın yaşadığı üzüntüye, kırgınlığa ya da sıkıntıya dışarıdan fazla yakınmadan, sessizce katlanması anlamında kullanılır. Buradaki “bağrına basmak”, acıyı reddetmek ya da yok saymak değil; onu içine alıp taşımak, ama bunu gürültüye dönüştürmemektir. Deyim bu yüzden hem sabrı hem de içe dönük bir dayanma hâlini anlatır. Kişi acısını herkesin önünde sergilemez; onu içinde yaşar, sessizce taşır ve zamanla onunla yaşamayı öğrenir. Günlük hayatta kayıp, hayal kırıklığı, kırgınlık veya karşılıksız kalan emek gibi durumlarda sıkça kullanılır. Bu ifade, güçlü görünmeye çalışan ama içeride gerçekten yaralı olan insan hâlini yansıtır. Sessizlik burada boşluk değil, taşıma biçimidir. Acının insanı tamamen dağıtmadan, derinde ve ağır bir yük olarak içte tutulduğunu anlatan zarif ve duygusal gücü yüksek bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Kimseye belli etmeden acısını bağrına bastı, işine gitmeyi de hiç aksatmadı.
- Çocuğunu kaybetmenin acısını bağrına bastı, yıllarca kimseye tek kelime yakınmadı.
- Annesini kaybettiğinde ağlamadı, acısını bağrına bastı ve güçlü olmaya çalıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Göğsün ön yüzünü, kucağı karşılar; halk dilinde gönlün de yeridir. Bağrına basmak sarılmak demektir. Sözcük bugün seyrek duyulur, daha çok kalıpların içinde yaşar ve tek başına kullanılmaz.
Sıkıca tutmayı, sarılmayı bildirir; bastırıp ezmeyi değil. Acı itilmez, kucaklanır. Fiil bu yüzden reddetmeyi değil, sahiplenmeyi anar; kişi acısını kendinden uzaklaştırmaz, yanında taşır. Aynı fiil göğsüne basmak söyleyişinde de bu yakınlığı verir.
Acının dışarı vurulmaması kalıbın ölçüsüdür. Ağlamak ya da yakınmak ortadan kalkmıştır. Bağır kişinin içi olduğu için sahne de içeride geçer; dışarıdan bakan kimse hiçbir şey görmez. Acının ne kadar sürdüğü de sözde anılmaz.