Anlamı
yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntü içinde bulunmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, yapılan yanlış bir işin, verilen kötü bir kararın ya da yaşanan olumsuz bir olayın sonradan doğurduğu sıkıntı ve üzüntüye katlanmak anlamında kullanılır. Burada acı bir anda olup bitmez; zamanla sürer, etkisini devam ettirir ve kişiyi sonuçlarıyla baş başa bırakır. Özellikle düşünmeden yapılan işlerin, ihmallerin, ölçüsüz davranışların ya da geçmişte atılmış yanlış adımların bedeli anlatılırken çok uygundur. Deyimde hem pişmanlık hem de kaçınılmaz sonuç duygusu vardır. İnsan bazen hatasını düzeltmek ister ama bedel çoktan işlemeye başlamıştır. O zaman geriye acısını çekmek kalır. Bu ifade, ders verme gücü yüksek bir sözdür çünkü sebep-sonuç bağını açıkça hissettirir. Başlangıçta küçük görünen yanlışların sonradan ne kadar yıpratıcı olabileceğini anlatır. Söylendiğinde, olayın üzerinden zaman geçmiş olsa bile etkisinin sürdüğü anlaşılır. Bu da deyimi hem kişisel hayat hem toplumsal sonuçlar için kullanışlı kılar.
Örnek Cümleler
- Aceleyle verdiği o kararın acısını yıllarca çekti, hep pişman oldu.
- Gençken savurgan davrandı, şimdi o eski günlerin acısını fazlasıyla çekiyor.
- Baştan tedbir almadılar, sonunda bu ihmalin acısını hep birlikte çektiler.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çekilen acının hangi işe ait olduğunu gösterir. İyelik eki onu bir olaya bağlar, belirtme eki de nesne yapar. Ekler düşseydi acı sahipsiz kalır, sebebiyle arasındaki bağ da kurulmazdı.
Orada sonuç görünür olur, burada ona katlanılır. Biri açığa çıkışı, öteki taşınmayı anar. İkisi çoğu kez birlikte yürür; ama kişi sonucu kimse fark etmeden de çekebilir, o zaman ortaya çıkan bir şey olmaz.
Yanlışın sonucunu yaşayan kişidir; çoğu kez o yanlışı yapan da odur. Ama başkasının hatasını çeken için de kurulur. Kalıp kimin yaptığını sormaz, kimin katlandığına bakar. Suçun kimde olduğu ayrı bir cümleyle söylenir.