Deyim

Acısını Çıkarmak Ne Demek?

Anlamı

1) acılığını yok etmek: Soğanın acısını çıkarmak. 2) mec. uğradığı maddi veya manevi zararı karşılayacak bir iş yapmak. 3) mec. öç almak:
'Ustanın kendisini küçük burjuva münevveri diye aşağılık görmesinin acısını çıkarıyor.' -N. Hikmet.

Detaylı Açıklama

Acısını çıkarmak deyimi, bağlama göre birkaç farklı anlam taşısa da ortak nokta, hissedilen zararı veya olumsuz etkiyi bir şekilde giderme çabasıdır. En somut anlamında bir yiyeceğin acılığını azaltmak ya da yok etmek için yapılan işlemi anlatır. Mecaz anlamında ise kişinin uğradığı maddi ya da manevi zararı telafi edecek bir davranışta bulunması ya da bir haksızlığın öcünü almaya yönelmesi anlamını kazanır. Bu yüzden deyim, hem mutfak dilinde hem duygusal ve toplumsal dilde kullanılabilir. Özellikle bir kişinin uğradığı sıkıntının ardından kendini rahatlatacak, dengeleyecek ya da karşılık verecek bir tutum alması durumunda öne çıkar. Günlük dilde anlamı bağlam belirler; kimi zaman hafif bir telafi, kimi zaman sert bir öç alma tonuna bürünebilir. İçte kalan etkinin dışarıda bir karşılık bulma ihtiyacını anlatan esnek ve güçlü bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Yıllarca yokluk çekti; işleri düzelince gönlünce harcayıp o günlerin acısını çıkardı.
  2. Yıllarca katlandı, şimdi acısını çıkarıyor; kimseyi affetmeye de niyeti yok.
  3. Soğanı tuzlu suda bekleterek acısını çıkardı, salata daha lezzetli oldu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir şeyi dışarı atmayı, giderilmesi için üstüne gitmeyi bildirir. Soğanın acısı suda bekletilerek çıkarılır; mecazda da kişi uğradığı zararın karşılığını arar. Ne kadar giderildiğini fiil söylemez, anlatılan durum gösterir.

Bağlama bakılır; nesne üçünde de acısını sözcüğüdür. Değişen, acının kime ya da neye ait olduğudur: soğanın acısı yiyecekten, uğranılan zararın acısı bir olaydan, haksızlığın acısı bir kişiden gelir. Cümlenin gerisi hangisinin kurulduğunu belli eder.

Telafi anlamında ölçülü, öç anlamında serttir. Birinde kişi kendini rahatlatır, ötekinde karşı tarafa yönelir. Kalıbın kendisi bu ayrımı yapmaz; tonu cümledeki hedef ve söyleyenin tavrı belirler. Hangi anlamın kurulduğu da böylece duyulur.