Anlamı
çok uğraşmasına karşın bir işi yapamamak:
'Kitaplar Taptuk'u anlatmaktan âciz kalır.' -A. Kabaklı.
Detaylı Açıklama
Aciz kalmak deyimi, bir işi yapmak için çabalansa da sonuca ulaşılamaması, gücün ya da imkânın yetmemesi anlamında kullanılır. Bu ifade yalnızca fiziksel yetersizliği değil; zihinsel, duygusal ya da anlatımsal sınırları da kapsar. Kimi zaman bir sorunu çözmeye yetmezsiniz, kimi zaman bir güzelliği, büyüklüğü ya da derinliği anlatmaya kelimeleriniz yetmez; işte böyle durumlarda “aciz kalmak” denir. Deyim, insanın sınırlılığını kabul eden bir ton taşır. Her şeye gücü yetmeyen, bazen kapasitesinin sonuna gelen insan hâlini sade ama etkili biçimde anlatır. Bu yüzden edebî metinlerde, düşünsel yazılarda ve gündelik konuşmada geniş kullanım alanına sahiptir. Yetersizlik hissiyle birlikte samimiyet de taşır; çünkü kişi burada kibirli değildir, ulaşamadığını dürüstçe kabul eder. İnsanın hem güçsüzlüğünü hem de uğraşmış olmasına rağmen sonuca varamamasını ifade eden yerleşik ve güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Doktorlar bu hastalık karşısında âciz kaldı, yeni bir tedavi yöntemi arayışına girdiler.
- O kadar çok soru sordular ki öğretmen cevap vermekte âciz kaldı.
- Çocuğunun gözyaşları karşısında âciz kaldım, ne diyeceğimi uzun süre bilemedim.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Orada durumun sürdüğü, burada o noktaya varıldığı bildirilir. Kalmak bir sonucu anar, içinde olmak ise bir hâli. İki kalıp aynı yetersizliği iki ayrı yerden gösterir; biri varışı, öteki sürmeyi öne alır.
Bir noktada durup ilerleyememeyi bildirir. Kişi uğraşmıştır, yolun sonuna gelmiştir; fiil bu tıkanmayı taşır. Olmak denseydi baştan yetersiz olduğu anlaşılırdı; kalmak ise çabanın ardından gelen sonucu anar.
Bir şeyi anlatmaya sözün yetmediği cümlelerde: tarif etmekte, anlatmakta, karşılık vermekte âciz kalmak denir. Yetersizliği söyleyen çoğu kez kendisidir. Kalıp bu kullanımıyla yazı diline yakın durur ve söze bir alçakgönüllülük katar.