Anlamı
açlık duygusunu yatıştırmak:
'Kaldırılmış harman yerlerinden buğday toplayıp açlığımızı öldürdük.' -O. Kemal.
Detaylı Açıklama
Açlığını öldürmek deyimi, açlık duygusunu tamamen gidermekten çok, onu bastıracak ve geçici olarak yatıştıracak kadar bir şey yemek anlamına gelir. Buradaki ifade, insanın karnını güzelce doyurmasından ziyade, alevlenmiş açlığı biraz olsun susturmasını anlatır. Bu nedenle deyim hem kısıtlı imkânla idare etme durumlarında hem de günlük hayatta, yemek öncesi küçük bir şey atıştırarak açlığı bastırma anlamında yaygın biçimde kullanılır. Kullanımında hafif bir eksiklik duygusu vardır; kişi doyuma ulaşmış değil, sadece açlığını öldürmüştür. Söylendiği yerde geçici rahatlama hissedilir ama tam memnuniyet yoktur. Halk dilinin gücü burada yine belirgindir; açlık sanki diri bir şeymiş de biraz yiyecekle öldürülüyormuş gibi tasvir edilir. Bu da duygusal etkiyi kuvvetlendirir. Günlük dilde pratik, sade ve gerçekçi bir kullanımı vardır. İhtiyacın tam karşılanmadığı ama en azından dayanılabilir hâle getirildiği durumlar için oldukça uygundur. Bu nedenle deyim, yokluk ile idare arasındaki dar alanı anlatan güçlü halk ifadelerinden biridir.
Örnek Cümleler
- Yolda bir simit alıp açlığını öldürdü, sonra hızla işine döndü.
- Akşam yemeğine kadar açlığını öldürmek için bir avuç fındık yedi.
- Çantasında taşıdığı bisküviyle açlığını öldürmeye çalıştı, akşama kadar idare etti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Açlığı diri bir şey gibi gösterir ve onu susturmayı anlatır. Abartılı bir fiildir; gerçekte ortadan kaldırılan bir canlı yoktur. Bastırmak denseydi ölçü düşerdi; öldürmek ise açlığın ne kadar diri olduğunu duyurur.
Anlatmaz; açlık yalnız geçici olarak yatışır. Karnını doyurmak denseydi işin tamamlandığı bildirilirdi. Kalıpta hafif bir eksiklik kalır; kişi rahatlar ama doymuş sayılmaz ve az sonra yine acıkır.
Hem iyelik hem belirtme eki alır: açlığını. Ekler açlığın kime ait olduğunu belirler; başkasının açlığı da öldürülebilir. Belirtisiz kurulduğunda, yani açlık öldürmek dendiğinde, kalıp kulağa yabancı gelir.