Deyim

Adak Adamak Ne Demek?

Anlamı

bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kurban kesip yoksullara dağıtmak veya kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak:
'Sen bana niye söylemedin? Sadaka verirdik, adak adardık.' -M. Ş. Esendal.

Detaylı Açıklama

Adak adamak, bir dileğin gerçekleşmesi için kurban kesip yoksullara dağıtmayı ya da kutsal sayılan bir güce niyette bulunmayı anlatır. Söz her iki kullanımı da kapsar: kişi kimi zaman yalnız söz verir, kimi zaman doğrudan kurbanı keser ve etini dağıtır. Deyim bir uygulamayı olduğu kadar insanın umudunu ve çaresizliğini de taşır; sonuca doğrudan gücü yetmeyen kişi inanç üzerinden bir bağ kurar. Hastalık, sınav, yolculuk, evlat isteği ya da büyük bir beklenti söz konusu olduğunda sık duyulur. Türbede, camide ya da evde, her yerde kurulabilir; adağın kime ve neye adandığı kişiden kişiye değişir. Halk inancı ile kişisel niyetin kesiştiği yerde durur; bu yüzden hem dinî hem gündelik dilde aynı biçimiyle yaşar.

Örnek Cümleler

  1. Çocuğu bir an önce iyileşsin diye komşular türbede adak adamışlar.
  2. Sınavı kazanırsa adak adayacağını söyledi, kazanınca da sözünü yerine getirdi.
  3. Annem, hastalığı geçsin diye adak adamış; iyileşince de kurban kesip dağıttı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Adak, adamak fiilinden türemiş addır; fiilin ortaya çıkardığı şeyin kendisidir. İkisi yan yana gelince eş kökenli bir nesne kurulur. Aynı yapı dilek dilemek ve yemin etmek sözlerinde de görülür.

Adanan ne ise o yapılır: kurban kesilip eti dağıtılır, sadaka verilir ya da adanmış ibadet yerine getirilir. Niyet bağlamak ise yerine getirme değil, adamanın kendisidir; söz o aşamada verilir. Yerine getirilmesini denetleyen kimse yoktur, iş kişinin kendi sözüne kalır.

Şarta bağlı adakta önce söz verilir, şart gerçekleşince adak yerine getirilir; sıra budur. Şartsız adanmışsa beklenecek bir şey yoktur, kişi dilediği vakitte yerine getirir. Kalıp uygulamanın kendisini anlatmak için de kurulabildiğinden her kullanımda aynı sıra aranmaz.