Deyim

Adaylığını Koymak Ne Demek?

Anlamı

bir iş veya göreve seçilmek için kendini ileri sürmek:
'Bankacılardan birkaçının kurgularıyla belediye başkanlığına adaylığını koymuştu.' -M. Ş. Esendal.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir göreve, makama, seçime ya da belirli bir sorumluluğa talip olduğunu açıkça bildirmek anlamında kullanılır. Kişi artık geri planda durmak yerine, o iş için istekli olduğunu duyurur ve kendisini seçenekler arasına koyar. Günlük dilde siyaset, dernek yönetimi, okul temsilciliği, iş dünyası ya da daha küçük topluluk kararlarında rahatlıkla kullanılabilir. Buradaki vurgu yalnız istemekte değil, istemeyi görünür biçimde ilan etmektedir. Çünkü adaylığını koyan kişi, değerlendirilme, kıyaslanma ve eleştirilme riskini de kabul etmiş olur. Bu nedenle deyimin içinde cesaret ve özgüven çağrışımı da vardır. Bazen hırslı bir atılım, bazen görev bilinciyle yapılan bir çıkış olarak duyulur. Söylendiğinde, kişinin niyetini netleştirdiği ve yarışın ya da seçimin parçası olmayı kabul ettiği anlaşılır. Bu da ifadeyi hem resmî hem gündelik bağlamlarda canlı ve kullanışlı kılar.

Örnek Cümleler

  1. Genel kurul yaklaşınca başkanlık için adaylığını koydu, listesini de açıkladı.
  2. Sınıf temsilciliğine kimse çıkmayınca en arkada oturan öğrenci adaylığını koydu.
  3. Yıllarca kenarda durdu, bu seçimde ilk kez adaylığını koymaya karar verdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Niyetini duyurduğu anda. Koymak fiili burada bir eylemi değil, bir bildirimi anlatır; ortaya konan şey kişinin kendisidir. Bildirim yapılmadan istek ne kadar güçlü olursa olsun adaylık sayılmaz. Bu yüzden kalıp bir karar anını işaret eder.

Hayır. Ortada seçilecek bir yer bulunması yeter; alanın siyaset olması gerekmez. Başka istekli çıkmasa bile kişi adaylığını koyar, rakip şartı aranmaz. Süreç kimi zaman resmî bir başvuruyla, kimi zaman yalnızca sözlü bir bildirimle yürür.

Talip olmanın yanında değerlendirilmeyi, kıyaslanmayı ve eleştirilmeyi göze alma cesareti vardır. Kalıp kaybetme ihtimalini de içine alır; aday olan kişi sonucu baştan başkalarının eline bırakmış olur. Bu yüzden söz bir istekten çok bir göze alıştır.