Anlamı
dargınlık, kırgınlık, kızgınlık vb. sebeple bir kimseden söz etmemek:
'Seniha'nın adını asla ağzıma almıyordum.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Adını ağzına almamak, dargınlık, kırgınlık, öfke ya da derin bir küskünlük sebebiyle bir kişiden bilerek söz etmemek anlamına gelir. Bu deyimde susmak, basit bir unutma hâli değildir; bilinçli bir dışlama ve duygusal mesafe koyma biçimidir. Birinin adı hiç anılmıyorsa, o kişi yalnız konuşmanın dışına değil, çoğu zaman gönül bağının da dışına itilmiştir. Günlük dilde aile içi kırgınlıklarda, dostluk bozulmalarında, eski eş ya da ayrılan arkadaşlar için çok sık kullanılır. Deyimin gücü, öfkenin yüksek sesle değil, susarak gösterilmesinden gelir. İnsan bazen karşısındakine bağırmaz, kötü söz söylemez; fakat onun adını hiç anmayarak çok daha belirgin bir tavır sergiler. Bu sessizlik, çoğu zaman sözden daha ağırdır. Deyim hem duygusal kopuşu hem de kırgınlığın derinliğini anlatır. Adı anmamak, kişinin hayatındaki yerini sembolik olarak silmeye çalışmak gibidir. Halk dilinde küskünlüğün en görünür ve keskin ifadelerinden biri olarak kullanılır.
Örnek Cümleler
- O kadar kırılmıştı ki yıllarca kardeşinin adını ağzına almadan yaşadı.
- Eski ortağının adını ağzına almadığından aralarının ne kadar bozuk olduğu belliydi.
- Ayrılıktan sonra eski eşinin adını ağzına almaz oldu, konu açılınca susuyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Sözlük üç duygu anar: dargınlık, kırgınlık ve kızgınlık. Hepsi aynı davranışa çıkar, ama ağırlıkları ayrıdır. Hangisinin geçerli olduğu kalıptan anlaşılmaz; bunu ancak aradaki olayı bilen kimse söyler. Kalıp duyguyu adlandırmaz, sonucunu gösterir.
Hayır. Burada unutmak değil, adı bilerek anmamak ve kişiyi sözün dışında tutmak söz konusudur. Unutan kişi farkında bile değildir; burada ise açıkça bilinçli bir tercih vardır.
Çünkü bir eylemi değil, bir eksikliği anlatır; ölçü yapılan şey değil, yapılmayan şeydir. Adın hiç geçmemesi, hakkında söylenecek her sözden daha çok duyulur. Kalıp bu boşluğu bir davranış saymakla güç kazanır.