Deyim

Affını Dilemek (istemek) Ne Demek?

Anlamı

bir iş veya görevi yerine getiremeyeceğini nezaketle bildirmek.

Detaylı Açıklama

Bu deyim, bir işi yapamayacağını, bir görevi yerine getiremeyeceğini ya da içinde bulunulan durumdan nezaketle çekileceğini kibar bir dille bildirmek anlamında kullanılır. Günlük ve resmî dil arasında duran bu ifade, sert bir reddedişten çok saygılı bir geri duruş sergiler. Özellikle büyüklerle, resmî ortamlarda ya da mesafeli ilişkilerde bir ricayı geri çevirirken tercih edilir. Buradaki vurgu mazeret bildirmekten çok, bunu kırmadan ve mahcup etmeden yapmaktır. Kişi doğrudan 'yapmam' demek yerine affını dileyerek reddi yumuşatır. Bu yüzden deyim, Türkçedeki incelikli nezaket kalıplarından biridir. Söylendiğinde, karşı tarafın gönlünü almaya çalışan bir üslup hissedilir. Aynı zamanda kişinin kendi sınırını da saygıyla çizdiği anlaşılır. Bu yönüyle sadece dilsel bir kalıp değil, toplumsal görgü ifadesi de sayılır. Reddin sertliğini azaltıp ilişkiyi koruyan bir yumuşaklık sağlar.

Örnek Cümleler

  1. Kendisine teklif edilen görevi üstlenemeyeceğini söyledi ve büyük bir nezaketle affını diledi.
  2. Yaşının ilerlediğini öne sürerek başkanlıktan affını diledi, kimse ısrar edemedi.
  3. Toplantıya katılamayacağını bildirdi, gönderdiği kısa mektupta usulünce affını diledi ve teşekkür etti.

Kökeni ve Hikayesi

'Af' sözcüğü Arapça ʿafv biçiminden gelir; bağışlama anlamındaki bu sözcük kalıba nezaket değeri kazandırır.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Tam olarak özür değildir; kişi burada bir kusurunu değil, bir görevi yerine getiremeyeceğini bildirir. Özür dilemek işlenmiş bir kusuru da, verilemeyecek bir sözü de kapsar; affını dilemek ise yalnız üstlenilmeyen işe bakar. Ayrım zamanda değil, bildirilen şeydedir.

Çünkü reddetme doğrudan söylenmez; karar karşı tarafın hoşgörüsüne bırakılmış gibi kurulur. Böylece geri çekilme, ilişkiyi zedelemeden bildirilmiş olur ve karşı taraf bunu kırgınlık değil, saygılı bir çekilme olarak duyar.

Yazı dilinde ayakta kalmıştır: dilekçe, kurul kararı ve resmî mektup. Gündelik konuşmada yerini kusura bakmayın, yapamayacağım gibi sade karşılıklara bırakmıştır; kalıbın eski nezaket dilinden geldiği buradan anlaşılır. Duyulduğu yer, sözün yaşını da gösterir.