Deyim

Ağza (ağızlara) Düşmek Ne Demek?

Anlamı

dedikodu konusu olmak.

Detaylı Açıklama

Ağza düşmek, insanların diline düşmek, hakkında konuşulur hale gelmek, dedikodu ve söylenti konusu olmak anlamında kullanılan yaygın bir deyimdir. Bu sözde asıl vurgu, bir kişinin ya da olayın kontrol dışı biçimde başkalarının konuşmasına malzeme olmasıdır. Ağza düşen şey artık yalnızca kendisine ait değildir; çevre onu yorumlar, büyütür, çarpıtır veya tekrar eder. Bu nedenle deyim çoğu zaman olumsuz bir ton taşır. Özellikle mahremiyetin bozulduğu, bir hata ya da olayın ortalığa yayıldığı, insanların arkadan konuşmaya başladığı durumlarda kullanılır. İçinde utanç, tedirginlik ve itibar kaybı duygusu bulunabilir. Halk dilinde insanlar yalnızca yaptıklarıyla değil, dillerde nasıl dolaştıklarıyla da değerlendirilir. Ağza düşmek, tam da bu toplumsal konuşulurluk halini görünür kılar. Bir olay ne kadar çok yayılırsa, kişi üzerindeki baskı da o kadar artar. Deyim, dedikodunun gücünü ve insanların söz yoluyla kurduğu sosyal baskıyı çok iyi anlatır. Bu yüzden hem kişisel hem toplumsal sonuçları olan, gündelik ilişkilerde sık başvurulan güçlü bir ifadedir.

Örnek Cümleler

  1. Komşunun oğlu yine ağza düşmüş, mahalle çalkalandı.
  2. Bu gidişle yakında o da ağza düşüyor diye konuştular.
  3. Herkes fark etti ki çoktan ağza düşmüş.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kişi ya da olayın dedikodu, yorum ve söylenti halinde çevrede yayılmasını anlatır. Bu nedenle deyim çoğu zaman olumsuz bir ton taşır.

Çünkü kişi kontrolü kaybeder; başkalarının konuşmasına konu olmak çoğu zaman itibar, mahremiyet ve huzur açısından yıpratıcıdır.

Hayır, küçük bir olay bile uygunsuz biçimde yayılır ve dillere dolaşırsa bu deyim kullanılabilir. Ağza düşmek, insanların diline düşmek, hakkında konuşulur hale gelmek, dedikodu ve söylenti konusu olmak anlamında kullanılan yaygın bir deyimdir.