Deyim

Ağzına Sıçmak Ne Demek?

Anlamı

1) birini çok kötü duruma sokmak; 2) bir şeyi, bir işi işe yaramaz duruma getirmek, bozmak.

Detaylı Açıklama

Ağzına sıçmak deyimi argo ve sert bir kullanımla, birini çok kötü duruma düşürmek ya da bir işi, bir düzeni, bir aracı tamamen bozup işe yaramaz hâle getirmek anlamına gelir. Bu ifade günlük dilde hayli kaba duyulur; bu nedenle kullanımı bağlam ve ton açısından dikkat gerektirir. Asıl gücü, yapılan zararın büyüklüğünü ve sonucunun ağırlığını çok sert bir halk diliyle vurgulamasından gelir. Kişi bir başkasının itibarını, huzurunu veya planını mahvedebilir; bir aletin, bir sistemin ya da bir işin de adeta "ağzına sıçılmış" olabilir. Deyim bu yüzden sadece duygusal değil, işlevsel bir bozma anlamına da gelir. Söylendiği yerde mizah varsa bu kara mizahtır; nezaket sınırı çoktan aşılmıştır. Halk dilinin kabalığı burada yalnız etkisiz bir küfür gibi değil, sonu ağır bir bozgunu ifade eden araç gibi çalışır. Bu nedenle deyim, zararın derece olarak ne kadar büyüdüğünü gösteren argo ama yaygın bir ifadedir. Hafif bir aksilik değil, belirgin bir mahvetme durumu anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Yanlış bir hamleyle bütün işin ağzına sıçtı, aylarca verilen emek boşa gitti.
  2. Adam son anda ortaya çıkıp planımızın ağzına sıçtı, hepimiz eli boş kaldık.
  3. Yalan bir dedikoduyla adamın ağzına sıçtılar, iş yerinde yüzüne bakan kalmadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü kelime seçimi doğrudan iğrenç bir eylemi çağrıştırır. Aynı anlamı veren daha yumuşak karşılıklar varken bu deyimin seçilmesi, konuşanın zararı olabildiğince ağır göstermek istediğini belirtir. Sertlik kasıtlıdır.

Hayır. Bir plan, bir sistem, bir cihaz ya da bir ilişki de aynı deyimle anlatılır. Nesne için kullanıldığında işe yaramaz hâle geldiği, insan için kullanıldığında ise ağır biçimde kötü duruma düşürüldüğü anlaşılır.

Samimi arkadaş sohbetlerinde, kavga ve tartışma anlarında, işi bozulan ekiplerin arasında ve internet yorumlarında duyulur. Nezaket beklenen hiçbir ortamda yeri yoktur; söylendiğinde konuşanın öfkesi kadar kabalığı da anlaşılır.