Anlamı
öfke ile, sonunu düşünmeden ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek:
'Fakat bu inat, Emine'nin çenesini açmış; kızın ne kadar kusuru varsa babasından geldiğini söylerken, Tevfik'e ağzını açmış, gözünü yummuştu.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Ağzını açıp gözünü yummak, öfkeyle, sonunu düşünmeden ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemektir. Görüntüde ağız açılmış, göz kapanmıştır: kişi konuşur ama söylediğinin nereye varacağını görmez. Söz birikmiş bir kızgınlığın boşalması da olabilir, anlık bir öfke patlaması da. Kalıbın öznesi konuşan kişidir; bir kalabalık için de kurulabilir. Ağzına geleni söylemek de nezaket dışına çıkarak ağır ve kırıcı sözler söylemeyi anlatır, ama onda öfke şartı yoktur. Bir toplantıda yöneticisine bağıran bir çalışan ya da trafikte önünü kesen sürücüye ağzına geleni sayan biri bu sözle anlatılabilir. Kalıp geçmiş zamanla bir olayı anlatır; gelecek zamanla bir uyarı da olabilir: bir daha böyle yaparsan ağzımı açar gözümü yumarım.
Örnek Cümleler
- Tartışma büyüyünce ağzını açıp gözünü yumdu, o masada kırılmadık kimse kalmadı.
- Yıllardır sustuğu ne varsa o akşam ağzını açıp gözünü yumup sıraladı.
- Hakem penaltıyı vermeyince tribün ağzını açıp gözünü yumdu, maç bir süre durdu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Öfkenin sözü ele geçirdiği anı anlatır. Kişi artık ne söyleyeceğini seçmez; biriktirdiği ne varsa ölçüsünü tartmadan arka arkaya döker; sözler birbirini kovalar ve kişi o anda onları seçemez.
Çünkü sonuç ortadadır: karşı taraf incinmiş, aradaki ilişki zedelenmiştir. Öfkenin haklı olması bile söylenenleri geri getirmez; deyim de bu yüzden sitemle söylenebilir; kimi zaman da söyleyenin kendi pişmanlığını anlatır.
Ağzından çıkanı kulağı duymamak sözün tartılmadan söylenmesine bakar; sakin bir anda edilen tek bir düşüncesiz laf için bile söylenebilir. Bu deyim ise öfkenin patladığı anı ve arka arkaya sıralanan ağır sözleri anlatır.