Anlamı
1) neşesini, keyfini bozmak:
'Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım.' -M. Ş. Esendal. 2) bir kimsenin kurulu düzenini bozmak.
Detaylı Açıklama
Ağzının tadını kaçırmak iki durumu karşılar. Birincisi birinin neşesini, keyfini bozmaktır: güzel geçen bir akşam, bir söz ya da bir olayla tatsızlaşır. İkincisi bir kimsenin kurulu düzenini bozmaktır; burada bozulan, bir süredir süren bir rahatlıktır. Kalıp geçişlidir: keyfi bozan özne olur, keyfi bozulan kişi ilgi ekiyle anılır. Ağzının tadı bozulmak ise aynı sonucun geçişsiz söylenişidir. Tadını kaçırmak da aynı iki anlamı taşır. Buyruk kipi bir rica ya da uyarı olur: ağzımızın tadını kaçırma. Keyfi kaçan kişi kendisi de söyleyebilir: bu haber ağzımın tadını kaçırdı. Düğün hazırlığında sürekli kusur bulan bir akraba birinci anlama, yeni gelen bir yöneticinin herkesin alıştığı çalışma düzenini dağıtması ikinci anlama örnektir.
Örnek Cümleler
- Gereksiz tartışmalarla bu akşam ağzımızın tadını kaçırmayın, çocuklar da burada oturuyor.
- Misafirlikte edilen o tek söz sofradakilerin ağzının tadını kaçırdı, kimse yemeğini bitiremedi.
- İşler yolundayken çıkan o kriz koca ekibin ağzının tadını kaçırdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Huzurun, keyfin ya da kurulu düzenin bozulmasını anlatır. Bunu bir başkası yapabilir; ama beklenmedik bir kriz gibi bir olay da, kişinin kendi yanlış kararı da aynı sonucu doğurabilir. Kalıp keyfi bozanın kim ya da ne olduğunu sınırlamaz.
İkisi için de kullanılır. Bir akşamı berbat eden tek bir söz için de söylenir, aylarca süren bir huzursuzluk için de. Sürenin uzaması sözü değiştirmez, yalnız ağırlığını artırır.
Karşı tarafa dönük bir cümle kurulduğunda daha açık ortaya çıkabilir. Kişi kendi huzurunun gereksiz yere bozulduğunu düşünür ve bunu bir şikâyetten çok, doğrudan bir serzeniş olarak dile getirir.