Anlamı
bir insan ne kadar çok çalışırsa o kadar kötü düşünceden ve kötülük yapmaktan uzak olur.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, çalışan, hareket hâlinde olan, faydalı işle uğraşan ve boş durmayan insanın kötü düşüncelerden, kötülük yapmaktan ve gereksiz bozulmadan daha uzak kalacağını anlatır. Akarsu burada sürekli akan, duran değil işleyen hayatı simgeler. Pislik tutmaması ise kirin, bozulmanın ve durağanlıktan doğan kötü birikimin oluşmamasını ifade eder. Günlük hayatta tembellik karşısında çalışmayı övmek, hareketli ve üretken kişilerin daha sağlıklı kalacağını anlatmak için kullanılır. Söz, meşguliyetin insan ruhu üzerindeki temizleyici etkisine işaret eder. Boşluk çoğu zaman insanı karanlık düşüncelere çeker; oysa üretim, emek ve hareket insanı diri tutar. Atasözü bu yüzden yalnızca fiziksel çalışmayı değil, zihinsel canlılığı da savunur. Akan hayatın çürümediğini, duran şeyin ise daha kolay kirlendiğini anlatan çok güçlü bir halk gözlemidir.
Örnek Cümleler
- İşsiz kaldığı aylarda kahvede dedikoduya, kavgaya karışırdı; atölyeyi açınca hepsini bıraktı; akarsu pislik tutmaz.
- Yaz tatilinde boş kalan oğlanı marangoza çırak verdiler, sokaktaki kötü arkadaşlardan uzaklaştı; akarsu pislik tutmaz.
- Sabahtan akşama koşturuyor, aklına kötü şey gelmiyor; akarsu pislik tutmaz.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Meşguliyetin insanı koruduğunu savunur. Eli işte olan kişinin aklı da bir yere bağlıdır; boş kalan bir insan ise kolayca kötü düşünceye, dedikoduya ya da zararlı alışkanlıklara sürüklenebilir.
Hayır. Bahçeyle uğraşmak kadar okumak, öğrenmek ya da bir işe gönül vermek de aynı etkiyi yapar. Ölçü, kişinin kendini bir uğraşa bağlamış olmasıdır; işin türü ikinci plandadır.
Çünkü kir hareketsiz suda birikir. Akan su üzerinde hiçbir şey duramaz, her şey sürüklenip gider. Benzetme, çalışmanın da insanın üzerinde kötü bir şeyin kalmasına izin vermediğini söyler.