Anlamı
birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek:
'Sana ne oluyor? Akıl öğretecek sen mi kaldın?' -N. Hikmet.
Detaylı Açıklama
Akıl öğretmek deyimi, birine nasıl davranması gerektiğini söylemek, yol göstermeye çalışmak ya da çoğu zaman üstten bir tavırla öğüt vermek anlamında kullanılır. Deyim bağlama göre iki ayrı tona sahip olabilir. Birincisi gerçekten yol gösterme niyetidir; kişi tecrübesiyle yardımcı olmak ister. İkincisi ise karşı tarafın istemediği, buyurgan ya da haddini aşan öğüt verme hâlidir ve günlük dilde daha çok bu ikinci ton öne çıkar. 'Sen mi akıl öğreteceksin?' tepkisi de buradan gelir. Yani mesele sadece öneri değil, önerinin nasıl ve hangi konumdan verildiğidir. İnsanlar bazen yardım etmek isterken üstten konuşabilir, bazen de gerçekten gerekli bir uyarıda bulunur. Deyim tam bu gerilimli alanı anlatır. Öğüt ile müdahale arasındaki sınırı görünür kılar. Türkçede otorite, tecrübe ve buyurganlık arasındaki ilişkiyi güçlü biçimde taşıyan yaygın deyimlerden biridir. Kimin, kime, hangi hakla yol göstermeye kalktığı sorusunu da içinde saklar.
Örnek Cümleler
- Durup dururken ona akıl öğretmeye kalkınca ortam bir anda gerildi.
- Sen kendi işini halledemezken kalkmış bir de bana akıl öğretmeye çalışıyorsun.
- Daha ilk günden, yeni gelen öğretmene sınıfı nasıl yöneteceğine dair akıl öğretmeye kalktı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü öğüt verenin konumu belirsizdir. Karşı taraf istememişse, söylenen doğru bile olsa müdahale gibi algılanır. Deyimdeki olumsuzluk fikirden değil, o fikri verme hakkının kendinden menkul sayılmasından doğar.
Değildir. Bir usta çırağına, bir öğretmen öğrencisine akıl öğretir ve bu olağan sayılır. Söz olumsuzlaşınca araya bir konum sorunu girmiş demektir: öğreten taraf o yeri kendisi almıştır. İzin verilmiş bir öğretme yadırganmaz.
Sorulmadan verilen öğütlerde, deneyimli birine ders verilmeye kalkışıldığında ya da bir tartışmada karşı tarafı susturmak amacıyla söylenir. Çoğu zaman da bu durumdan rahatsız olan kişinin ağzından çıkar.