Anlamı
1) yerinde ve uygun davranmak; 2) uyanık davranmak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir durumda yerinde, ölçülü, hesaplı ve akıllıca davranmak anlamında kullanılır. Kişi karşısındaki şartları iyi değerlendirip kendisi için doğru olanı seçtiğinde 'akıllılık etmek' ifadesi devreye girer. Bazen bu davranış temkinli olmayı, bazen gereksiz riskten kaçınmayı, bazen de fırsatı doğru anda kullanmayı anlatır. Günlük dilde hem övgü hem de hafif imalı bir onay taşıyabilir. Örneğin tehlikeli bir işten uzak durmak, gereksiz tartışmaya girmemek, masrafı kısmak ya da zamanı iyi değerlendirmek akıllılık etmek sayılabilir. Deyim, yalnızca zekâyı değil, pratik hayat bilgisini ve kendi çıkarını doğru korumayı da içinde barındırır. Bu yüzden kimi zaman 'uyanıklık' tonuna yaklaşır; ama bu, davranışın kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Sözü söyleyen kişi, yapılan işin düşünülmüş ve yerinde olduğunu teslim eder. Akıllılık etmek, duygulara kapılmadan sonuca bakabilen tavrı görünür kıldığı için gündelik kararları değerlendirirken çok işlevsel bir ifade olarak öne çıkar.
Örnek Cümleler
- Bu teklifi hemen kabul etmeyip biraz beklemekle gerçekten akıllılık etti.
- O gergin toplantıda hiç söz almayarak akıllılık etti, tartışmaya bulaşmadı.
- Kalabalık çarşıda cüzdanını iç cebine koymakla akıllılık etti, yanındakinin çantası kesildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Şartlara uygun düşen davranışı över. Övülen şey parlak bir fikir değil, o an için doğru olanı seçebilmektir; çoğu zaman yapılan şey aslında herkesin yapabileceği kadar basit bir tercihtir.
Taşır. Deyimin ikinci anlamı uyanık davranmaktır: kalabalıkta cüzdanını sağlama almak, kurulan bir oyunu önceden sezmek gibi. Kişi bu sırada kendi çıkarını gözetmiş olabilir; söz bunu tek başına ne övgüye ne kınamaya çevirir, tonu cümlenin gerisi belli eder.
Hem sonuç alındıktan sonra hem de iş yapılırken kullanılır. Çoğu kez geriye dönük bir onaydır: sıradan görünen bir tercih, sonucu görülünce akıllılık sayılır. Ama öğüt verirken de kurulur; akıllılık et, acele karar verme denir.