Anlamı
anlamaya başlamak, olacağına inanmak:
'Söylediklerimin doğru olabileceğine aklı yatmaya başladı.' -A. Ümit.
Detaylı Açıklama
Aklı yatmak deyimi, bir sözün, düşüncenin, teklifin ya da olayın kişiye makul gelmeye başlaması, anlaşılması ve kabul edilebilir bulunması anlamında kullanılır. İlk anda uzak, şüpheli ya da kuşkulu gelen bir şey zamanla açıklık kazandığında insanın aklı ona yatabilir. Bu yüzden deyim yalnızca anlama değil, içsel onaya yaklaşmayı da içerir. Bir mesele zihinde yerli yerine oturur ve artık direnç azalır. Günlük dilde ikna süreçlerinde, önerilerde, planlarda ve açıklamaların kabul görmeye başlamasında çok sık duyulur. 'Aklı yatmadı' ifadesi ise tam tersine, kişinin hâlâ şüphe duyduğunu ya da gönlünün ve zihninin o noktada birleşmediğini gösterir. Deyimin gücü, düşünceyle kanaatin aynı yerde buluşmasını anlatmasındadır. İnsan bir şeyi anlamadan kabul etmez; bazen de anladığı hâlde içine sinmez. Aklı yatmak, işte bu iki eşiğin aşılmasıdır. Türkçede ikna, kabul ve zihinsel rahatlama sürecini yalın biçimde taşıyan işlevsel bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Uzun uzun anlattılar, sonunda planın işleyeceğine aklı yattı ve ortak oldu.
- Rakamları kendi eliyle görünce fiyatın makul olduğuna aklı yattı, itirazını geri çekti.
- Bu yolun daha kısa olduğuna aklım yatmadı ama denemeye razı oldum.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kuşkunun yerini kanaate bırakmasını anlatır. Kişi baştan uzak durmuştur; anlatılanı dinledikçe ya da kendi gözüyle gördükçe o şeyi makul bulmaya başlar. Bu çoğu zaman yavaş olur, ama tek bir açıklama yeterse anında da olabilir.
Çok yakındır. İkna olmak biri tarafından inandırılmayı da anlatabilir; aklı yatmak ise daha çok kişinin kendi değerlendirmesiyle o şeyi anlamaya ve olacağına inanmaya başlamasını bildirir. Pek çok cümlede biri ötekinin yerine geçebilir.
Aklım yatmadı biçiminde, kişinin bir şeyi anlamadığını ya da olacağına inanmadığını bildirir. Bu bir ret gerekçesi olabilir, ama şart değildir; kişi aklı yatmadığı hâlde denemeye razı olabilir. Söz kişinin içindeki kuşkuyu bildirir, kararını söylemez.