Anlamı
1) anlayamamak, kavrayamamak; 2) olabileceğine inanmamak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak ya da onun gerçekten olabileceğine inanamamak anlamında kullanılır. Günlük dilde özellikle olağan dışı, şaşırtıcı, mantık dışı ya da insanın alışık olduğu düzenle bağdaşmayan olaylar için söylenir. Kişi anlatılanı duyar ama zihni onu kabul edecek bir çerçeve kuramaz. Bu yüzden ifade hem anlama zorluğu hem de inanmama duygusu taşır. Bazen büyük bir olay, bazen tuhaf bir davranış, bazen de beklenmedik bir gelişme karşısında kullanılır. Söylendiğinde, olayın sıradan akıl ölçüsünün dışına taştığı anlaşılır. Bu, yalnız mantıkla ilgili değil, duygusal kabulle de ilgilidir. İnsan bazı şeyleri teknik olarak işitebilir ama yine de aklına sığdıramaz. Deyimin gücü de tam burada yatar: Olanın ağırlığını ya da tuhaflığını, aklın sınırlarını aşmış gibi gösterir.
Örnek Cümleler
- Komşunun oğlu yine aklına sığmamış, mahalle çalkalandı.
- Patronun dediklerini duyunca aklına sığmadı.
- O kadar zorlandı ki sonunda aklına sığmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Şaşırtıcı, mantık dışı, olağan dışı veya inanması güç görülen durumlar için söylenir. Günlük dilde özellikle olağan dışı, şaşırtıcı, mantık dışı ya da insanın alışık olduğu düzenle bağdaşmayan olaylar için söylenir.
Evet, hem kavrayamama hem de olabileceğine inanmakta zorlanma anlamlarını birlikte taşıyabilir. Bu deyim, bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak ya da onun gerçekten olabileceğine inanamamak anlamında kullanılır.
Aklına sığdırmak zihinsel kabulü, aklına sığmamak ise o kabulün kurulamamasını ifade eder. İnsan bazı şeyleri teknik olarak işitebilir ama yine de aklına sığdıramaz.