Anlamı
inanılacak gibi olmamak, akla uygun gelmemek.
Detaylı Açıklama
Akıl almamak, bir olayın, sözün ya da durumun inanılacak gibi olmaması, akla uygun gelmemesi demektir. Anlatılan şey kişinin bildikleriyle örtüşmez; parçalar birleşmez, sebep ile sonuç arasındaki bağ kurulamaz. Gündelik dilde haksızlıklar, ölçüsüz harcamalar, anlaşılmaz kararlar ve birbirini tutmayan anlatılar için sıkça söylenir. Kalıp, olanın gerçekten olmadığını değil, olduğu hâliyle kavranamadığını bildirir; bu yüzden hem küçük bir tuhaflık hem büyük bir olay için kurulabilir. Akıl alacak gibi değil biçimi de aynı anlamı taşır ve konuşma dilinde daha sık duyulur. Söyleyen, gördüğünü uzun uzun tartışmak yerine doğrudan aklın sınırına havale etmiş olur; sözün kısalığı da etkisini buradan alır. Hem bir cümlelik tepkide hem de uzun bir anlatının sonunda yerini bulur.
Örnek Cümleler
- Bu kadar parayı bir gecede harcaması akıl almıyor, hepimiz şaşkınlık içindeyiz.
- Adamın anlattıkları akıl alacak gibi değil; olayın hiçbir yanı birbirini tutmuyor.
- Böyle bir kararın nasıl alındığını aklım almıyor; oylamaya kimlerin katıldığı bile belli değil.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Anlamlandıramamayı anlatır; zihin olanı bir yere oturtamaz. Almamak fiili bunu taşır. Cümlede çoğu kez bir itiraz da sezilir, ama bu şart değildir: olağanüstü bir başarı karşısında da aynı söz kurulabilir.
Nadiren kullanılır. Beklenmedik bir cömertlik ya da olağanüstü bir ustalık için söylendiği de olur ama sözün asıl alanı olumsuzdur. Genellikle bir haksızlık, savurganlık ya da anlaşılmaz bir karar karşısında duyulur. Tonu çoğunlukla eleştireldir.
İkisi de mantığa sığmayan durumlar için kullanılır. Akıl havsala almamak daha yoğun durur; ikili söyleyiş sözü belirgin biçimde ağırlaştırır. Aradaki fark anlamda değil, yalnızca vurgunun şiddetindedir. İkisi de aynı hayreti bildirir.