Anlamı
1) kazandığını günü gününe harcayan tutumsuz kimselerin durumunu anlatmak için kullanılan bir söz; 2) söylediği sözü tutmayan kişiler için kullanılan bir söz.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, eline geçeni hemen tüketen, kazandığını günü gününe harcayan ve yarını düşünmeyen tutumsuz kimseleri anlatmak için kullanılır. Aynı ifade, söylediği sözü ertesi güne bırakmadan bozan, verdiği kararı hemen dağıtan kişiler için de söylenebilir. Yani hem para hem söz bakımından savrukluğu anlatan çift yönlü bir deyimdir. Akşamdan kavurmak, eldeki imkânı o anda işleyip bitirmek; sabaha savurmak ise ertesi gün ortada bir şey bırakmamaktır. Bu yüzden deyim, sürdürülebilirlikten uzak yaşam biçimlerini eleştirir. Bir insanın kazancı olabilir, ama ölçüsü yoksa elinde tutamaz. Aynı şekilde kişi bir söz verebilir, ama karakterinde sağlamlık yoksa o sözü sabaha çıkaramaz. Halk dili bu iki zayıflığı aynı çatı altında toplar: elde tutamamak. Deyim özellikle hesapsız harcama, plansız yaşama ve güven vermeyen tutarsızlık için çok yerindedir. Bugünü düşünür, yarını savurur. Sonunda geriye ya boş cep ya da bozulmuş güven kalır.
Örnek Cümleler
- Maaşı alır almaz bitiriyor; akşamdan kavur sabaha savur, ay sonu yine borç.
- Akşam 'yarın mutlaka gelirim' dedi, sabah telefonu bile açmadı; akşamdan kavur sabaha savur.
- Eline geçeni günü gününe harcıyor; akşamdan kavur sabaha savur, hiç birikmiyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, iki kullanımı vardır. Birincisi kazandığını günü gününe tüketmektir; ikincisi verdiği sözü ertesi güne taşımamaktır. Ortak yan, elde hiçbir şeyin kalmamasıdır; hangisi olduğunu cümlenin gelişi belli eder.
Çünkü ikisinde de bir gecede yok olma vardır. Para da söz de akşam elde görünür, sabah ortada kalmaz; kalıp bu hızlı tükenişi anlattığı için iki alana birden uyar.
Eline geçeni tutamayan ya da sözünde durmayan kişiler için söylenir. Maaşını ay ortasında bitiren de, akşam verdiği sözü sabah unutan da bu sözle anılır; ton çoğu zaman sitemlidir.