Atasözü

Al ile Aslan Tutulur, Güç ile Sıçan (gücüğen) Tutulmaz Ne Demek?

Anlamı

bir kimse zekâsını kullanarak kendisinden güçlü olan yaratığı yenebilir ancak gücünü kullanarak kendisinden daha güçsüz ama zeki olan bir yaratığın üstesinden gelemez.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, en zor görünen işlerin bile akıl ve yöntemle çözülebileceğini, buna karşılık en küçük görünen sorunların sırf kaba güçle aşılamayacağını anlatır. Aslanın büyüklüğü, sıçanın küçüklüğü insanı yanıltabilir; halk bilgeliği ise işin büyüklüğünden çok, çözüm yolunun doğruluğunu önemser. Buradaki 'al' kelimesi kurnazlık, beceri, hile veya zekâyı; 'güç' ise yalnızca fiziksel baskıyı temsil eder. Atasözü böylece aklın işlevini ön plana çıkarır. Hayatta birçok mesele vardır ki doğrudan bastırılarak değil, doğru noktadan yaklaşarak çözülür. Küçük ama çevik bir sorun, yanlış yöntem yüzünden daha da büyüyebilir. Söz kısaca 'her şeye kuvvetle yüklenme, önce nasıl davranacağını bil' der. Basit sanılan şeyler bazen en zor olandır; çünkü güç değil usul ister. Görünenin tersine, gerçek üstünlük kas gücünde değil, doğru yaklaşımı kurabilmekte yatar.

Örnek Cümleler

  1. Kapana kıstırılan koca ayıyı iki avcı hileyle indirdi; al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
  2. Kapıyı kırmakla olmaz, adamı konuşarak ikna etmen gerekir; al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.
  3. Bütün gün süpürgeyle kovaladıkları fareyi ancak peynirli kapanla yakalayabildiler; al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

İkisi güç bakımından iki uçtur. Büyük olan akılla alt edilebilir, küçük olan ise kaba kuvvetle ele geçirilemez; söz bu iki uç örneği yan yana koyarak yöntemin boydan daha belirleyici olduğunu gösterir.

Hile, düzen, kurnazlık anlamına gelir; buradaki al, renk adı ya da almak fiili değil, bu anlamı taşıyan ayrı bir sözcüktür. Sözün ilk yarısında bu beceri, ikinci yarısındaki kaba güce karşı konur ve üstünlük ona verilir.

Karşıdaki küçük ama zeki olduğunda gücün tutamayacağı yerdir. Sıçan boyuyla değil çevikliğiyle kurtulur; bu yüzden kuvvet artırmak sonuç getirmez, yöntemi değiştirmek gerekir. Söz de tam bu noktada uyarı verir.