Deyim

Alabandayı Yemek Ne Demek?

Anlamı

argo adamakıllı azarlanmak.

Detaylı Açıklama

Bu argo deyim, birinden sert biçimde azar işitmek, fena paylanmak ve ağır sözlü çıkışa maruz kalmak anlamında kullanılır. 'Alabanda vermek' eyleyen tarafı anlatırken, 'alabandayı yemek' bu sert çıkışın hedefi olan kişiyi anlatır. Günlük yaşamda patronundan azar duyan çalışan, ailesinden fırça yiyen çocuk ya da yaptığı hata yüzünden herkesin önünde çıkışılan kişi için rahatlıkla söylenir. Deyim, yalnızca eleştiri işitmek değil, belirgin biçimde sarsılacak kadar ağır bir sözlü muamele görmek anlamı taşır. Bu nedenle içinde küçük düşürülme, utanma ve afallama duygusu da olabilir. Argolu tonu sebebiyle anlatımı daha canlı ve halk ağzına yakın kılar. Ortak çekirdek her kullanımda aynıdır: kişi karşısındakinden adamakıllı bir azar işitmiştir. Böylece deyim, azarın pasif tarafını kısa ve etkili biçimde görünür kılar.

Örnek Cümleler

  1. Hesabı yanlış tuttuğu için muhasebeciden öyle bir alabanda yedi ki günlerce konuşmadı.
  2. Karneyi görünce babası patladı; çocuk masanın başında bir güzel alabanda yedi.
  3. Toplantıda herkesin önünde müdürden alabanda yiyince yüzü kızardı, kimseye bakamadı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Azarı işiten tarafı anlatır; cümlenin öznesi azarlanan kişidir. Azarlayanın kim olduğu kalıpta geçmez, cümlede ayrıca söylenir: muhasebeciden, babasından, müdürden alabanda yemek. Anlatan kişi kendisi de olabilir, bir başkası da.

Karşılamayı, maruz kalmayı anlatır. Türkçede dayak yemek, azar yemek gibi kalıplarda olduğu gibi kişi bir şeyi kendi isteğiyle almaz; üzerine gelen şeye katlanır. Fiil burada bir şeyi üstlenmeyi değil, başa gelene boyun eğmeyi bildirir.

Sayılmaz. Kalıp adamakıllı, sarsıcı bir azarı bildirir; kısa bir uyarı ya da tatlı sert bir söz için kullanılırsa abartılı düşer. Karne günü babadan yenen fırça gibi ağır bir çıkışma bu söze uyar.