Deyim

Aldı Sazı Eline Ne Demek?

Anlamı

hiç kimseyi konuşturmadan konuşan kimseler için kullanılan bir söz.

Detaylı Açıklama

Bu söz, bir kimsenin konuşmaya başlayınca çevresindekilere söz hakkı bırakmamasını, sürekli kendi anlattığını sürdürmesini ve ortamı tek başına yönetir gibi davranmasını anlatmak için kullanılır. Genellikle gevezelik, baskın konuşma ve başkalarını susturma davranışı öne çıkar. Deyimin içinde hafif alay ve bıkkınlık tonu bulunur; çünkü kişi yalnızca çok konuşmaz, aynı zamanda başkalarının araya girmesine de fırsat vermez. Toplantılarda, aile sohbetlerinde, arkadaş meclislerinde ve tartışmalarda sık duyulur. Birisi sözü alınca uzatıyor, konu değiştiriyor, kendi hikâyesini merkeze koyuyor ve kimseyi konuşturmuyorsa 'aldı sazı eline' denir. Buradaki saz benzetmesi, sahneyi tek başına tutan ve herkesin dikkatini kendi üzerinde toplayan kişiyi çağrıştırır. Bu yüzden söz, hem konuşmanın uzunluğunu hem de tek taraflılığını güçlü biçimde hissettirir. Dinleyenlerin sıkıldığı ama konuşanın durmadığı anları anlatmakta çok canlıdır. Ortamın ortak sohbet olmaktan çıkıp tek kişilik gösteriye dönmesini birkaç kelimeyle ortaya koyar.

Örnek Cümleler

  1. Bir başladı mı aldı sazı eline, kimseyi konuşturmadı.
  2. Toplantıda yine sazı eline aldı, konu bambaşka yere gitti.
  3. Misafir gelince amca aldı sazı eline, gece boyunca anlattı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sözü uzun süre elinde tutan, başkalarına fırsat vermeyen, tek taraflı ve baskın konuşma biçimini anlatır.

Hayır, çok konuşmanın yanında başkalarını susturacak kadar konuşmaya hâkim olmayı da ifade eder. Deyimin içinde hafif alay ve bıkkınlık tonu bulunur; çünkü kişi yalnızca çok konuşmaz, aynı zamanda başkalarının araya girmesine de fırsat vermez.

Genellikle hafif alay, sitem veya bıkkınlık bulunur; olumlu bir övgü sözü değildir. Bu söz, bir kimsenin konuşmaya başlayınca çevresindekilere söz hakkı bırakmamasını, sürekli kendi anlattığını sürdürmesini ve ortamı tek başına yönetir gibi davranmasını anlatmak için kullanılır.