Anlamı
1) topluca el çırparak yüksek sesle 'yaşa, var ol' vb. sözler söyleyerek birini alkışlamak; 2) taraftar olmak, belli bir görüşten yana olmak:
'Batıla alkış tutanların karşısına geçip hata eylediğimi yeni yeni öğrenmiş bulunuyorum.' -S. Ayverdi.
Detaylı Açıklama
Alkış tutmak deyimi, gerçek anlamında bir kişiyi topluca alkışlamak, onu takdir etmek ve desteklemek için el çırpmak anlamına gelir. Mecaz anlamında ise bir görüşe, tutuma ya da harekete taraftar olmak, onu onaylamak ve arkasında durmak demektir. Bu iki anlam arasında güçlü bir bağ vardır: alkış yalnız sesli bir tepki değil, aynı zamanda açık bir taraf tutma biçimidir. Günlük hayatta sahne performanslarından politik tavırlara, topluluk coşkusundan sosyal onaya kadar çok farklı alanlarda kullanılabilir. Deyim, bireysel onayın toplu ve görünür hâle gelmesini anlatır. İnsan yalnız beğenmekle kalmaz, bunu açıkça gösterir. Bu yüzden alkış, desteğin görülebilir biçimidir. Bir şeyi destekleyen topluluğun sesini anlatan bu deyim, coşkuyu, onayı ve taraf olmayı bir arada taşır. Sessiz kabulden farklı olarak görünür ve paylaşılan destek duygusunu ifade eden işlevli bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Kürsüden inerken bütün salon ayağa kalkıp uzun uzun alkış tuttu.
- Bu karara alkış tutanlar da var, açıkça karşı çıkanlar da.
- Ağabeyi sahneye çıkınca çocuklar yaşa var ol diye bağırarak alkış tuttu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birincisi topluca el çırpıp yüksek sesle yaşa var ol diyerek alkışlamaktır; ikincisi bir görüşe ya da harekete taraftar olmaktır. Biri sesle, öteki tutumla gösterilir. Kime ya da neye alkış tutulduğu hangisinin kastedildiğini belli eder.
Tutmak fiili iki anlamı birbirine bağlar. Alkış bir süre topluca sürdürülür; bir görüşe alkış tutmak da o görüşün tarafını tutmaya yakındır. Kalıp böylece sesli bir tepkiyle bir tavrı aynı fiilde buluşturur.
İkinci anlamda tutulur. Bir görüşe taraftar olmak, onu savunmak ve arkasında durmak da alkış tutmak sayılır; burada ses değil, alınan tutum belirleyicidir. Kalıp iki yolu da tanır.