Anlamı
kişi, kaderi ne ise onu görür.
Detaylı Açıklama
Alna yazılan başa gelir atasözü, kişinin kaderinde ne varsa eninde sonunda onunla karşılaşacağını anlatır. Buradaki 'alın yazısı', halk inanışında kaderi, yani insanın kaçamayacağı yazgıyı temsil eder. Atasözü özellikle başa gelen dert, ölüm, talihsizlik ya da kaçınılmaz olaylar karşısında söylenir. İnsan ne kadar tedbir alsa, ne kadar kaçınsa da bazı şeylerin önüne geçemeyeceği düşüncesi bu sözün merkezindedir. Bu yüzden atasözü içinde güçlü bir kadercilik vardır. Ancak çoğu kullanımda bu kadercilik yalnız pasiflik değil, yaşananı kabullenmeye çalışma hâlidir. İnsan anlam veremediği bir sonucun karşısında bu sözü söyleyerek kendini teselli eder. Halk dilinde alın yazısı fikri çok köklüdür ve bu atasözü de onun en doğrudan ifadelerinden biridir. Kontrol alanı dışındaki olayları anlamlandırmak için kullanılır. Türkçede kaçınılmazlık, yazgı ve başa geleni kabullenme duygusunu kısa ama derin bir şekilde taşıyan sözlerden biridir.
Örnek Cümleler
- Kapıya kilit üstüne kilit vurdular, yine de başlarına geldi; alna yazılan başa gelir.
- Doktor olsun diye okuttular, o dönüp babasının tezgâhına geçti; alna yazılan başa gelir.
- Sel evini de tarlasını da aldı, ömrünün emeği bir gecede gitti; alna yazılan başa gelir.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Kişinin kaderini karşılar. Halk inanışında yazgının alına yazıldığı düşünülür; söz de bu yazının er geç gerçekleşeceğini bildirir. Kaçınmak ya da tedbir almak sonucu değiştirmez sayılır.
Kaçınılmaz görünen bir şey başa geldiğinde söylenir. Dert, kayıp ya da beklenmedik bir sonuç karşısında kişi bu sözle olanı adlandırır ve kabullenmeye çalışır. Teselli yönü de buradadır.
Söz tedbir üzerine bir hüküm vermez; olan bitene bakar. Çoğu kullanımda iş olup bittikten sonra söylenir ve önceden bir davranış önerisi getirmez; tedbir alıp almamak yine kişiye kalır.