Anlamı
içi, dışı gibi özenilmiş olmayan şeyler için söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
Altı alay üstü kalay sözü, dışı gösterişli, süslü ya da özenilmiş gibi duran; fakat içi onun kadar düzgün, sağlam ya da değerli olmayan şeyler için kullanılır. Buradaki zıtlık, görünen yüzle gerçek içerik arasındaki uyumsuzluğu anlatır. Kalaylı üst kısım parlak ve düzgün görünebilir; ancak alt taraf aynı özeni taşımıyorsa bütünlük bozulur. Söz bu yüzden yalnız eşya için değil, insan davranışı, kurumlar, sözler veya düzenlemeler için de mecazlı biçimde kullanılabilir. Dışarıdan bakınca çekici ama içine inince eksik, eğreti veya özensiz görünen her şey bu ifadeyle eleştirilebilir. Günlük dilde 'görüntü var ama içerik yok' düşüncesinin halk söyleyişindeki karşılıklarından biridir. Yüzeysel şıklık ile gerçek kalite arasındaki farkı görünür kılar. Göstermelik olanı ifşa eden, halk dilinin pratik ve keskin eleştiri kalıplarından biridir.
Örnek Cümleler
- Vitrini pırıl pırıl ama içerisi darmadağın; altı alay üstü kalay resmen.
- Rapor dışarıdan çok düzgün duruyor, içine bakınca altı alay üstü kalay.
- Binanın cephesini boyamışlar, merdivenleri hâlâ dökük; altı alay üstü kalay.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İçi dışı gibi özenilmemiş şeyler için kullanılır. Görünen yüz düzgündür, ama iç taraf aynı özeni taşımaz; kalıp bu uyumsuzluğu ortaya koyar. Eşya için de iş için de aynı biçimde söylenir.
Parlatılmış, düzgün görünen üst yüzeyi karşılar. Kalaylı kap dışarıdan pırıl pırıldır; altı ise aynı işçiliği görmemiştir. Benzetme bu iki yüz arasındaki farkı somut bir nesne üzerinden kurar.
Söylenmez. Bir kurum, bir düzenleme, bir rapor ya da bir davranış da bu sözle anılabilir. Ortak yan, dışarıdan görünenle içeriğin birbirini tutmamasıdır; benzetme kolayca başka alanlara taşınır.