Atasözü

Altı Olur, Yedi Olur, Hep Allah’ın Dediği Olur Ne Demek?

Anlamı

önceden ne kadar hesap yapılırsa yapılsın, sonunda Tanrı'nın dilediği olur.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, insan ne kadar hesap yaparsa yapsın, sonunda olup bitecek şeyin ilahi takdir ve kader çizgisinde gerçekleşeceğini anlatır. 'Altı olur, yedi olur' sözü, küçük büyük bütün hesapların, planların ve tahminlerin insanlar tarafından kurulduğunu; fakat sonucun bunlardan bağımsız biçimde şekillenebileceğini ifade eder. Bu yüzden atasözü genellikle belirsizlik, bekleyiş, gelecek planı ve sonuç alınamayan hesaplar üzerine söylenir. İnsan elbette düşünür, tartar, tedbir alır; ancak bütün bunların üstünde hükmeden bir yazgı inancı vardır. Söz burada insanı tembelliğe çağırmaz; aksine, elinden geleni yaptıktan sonra sonucu kabullenme olgunluğu öğretir. Halk tecrübesi, fazla kesin konuşmanın, yarın için aşırı güven vermenin ve 'mutlaka böyle olacak' demenin çoğu zaman boşa çıktığını görmüştür. Bu atasözü de o deneyimi yalın biçimde özetler. Plan gerekir, ama kibirli kesinlik değil. Son sözü insan değil, takdir söyler. Bu yüzden ifade hem teslimiyet hem de ölçülü umut taşır.

Örnek Cümleler

  1. Aylarca hesap yaptık, sonunda bambaşka çıktı; altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
  2. Planı üç kez değiştirdiler, yine tutmadı; altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.
  3. Sen elinden geleni yap gerisine karışma; altı olur, yedi olur, hep Allah'ın dediği olur.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Saymaz. İnsan düşünür, tartar ve tedbirini alır; söz bunlara karşı çıkmaz. Hesaba bir üst sınır koyar yalnızca: o sınırdan sonrası kişinin elinde değildir, tahmin orada biter. Çaba yine de sürer.

İnsanın yaptığı küçük büyük bütün hesapları anlatır. Sayılar belirli bir şeyi göstermez; tahminlerin çeşitliliğini ve hepsinin sonuçta aynı yere çıktığını duyurmak için yan yana konur.

Yapılan hesaplar tutmadığında ya da sonuç henüz belirsizken söylenir. Kişi bekleyişini bu sözle yumuşatır. Söz hem öncede hem sonrada durabilir; önce söylenirse temkin, sonra söylenirse kabulleniş olur.