Anlamı
1) bir işi başaramamak, becerememek, üstesinden gelememek: Bu işin altından kolay kolay kalkamaz. 2) mec. kendini savunamamak: Altından kalkamayacağı suçlamalar ileri sürdüler.
Detaylı Açıklama
Altından kalkamamak deyimi, bir işi başaramamak, üstesinden gelememek ya da kendini savunamayacağı kadar ağır bir yük altında kalmak anlamında kullanılır. Buradaki 'altında kalmak' imgesi, kişinin yükün ezici ağırlığına karşı yeterli gücü bulamadığını gösterir. Deyim hem fiilî işler hem de soyut sorumluluklar için geçerlidir. Bir proje zor gelebilir, bir suçlama ağır olabilir, bir görev kapasiteyi aşabilir; kişi bu durumda işin altından kalkamaz. Günlük dilde beceri sınırının aşıldığı, yükün fazla geldiği ve çabanın yetmediği durumlarda çok sık kullanılır. Söz yalnız yetersizlik değil, yükün gerçek ağırlığını da anlatır. Kişi isteksiz olduğu için değil, bazen gerçekten kapasitesi yetmediği için başarısız olur. Bu deyim, imkân ile yük arasındaki dengesizliği görünür kılar. Sorumlulukların doğru ölçülmesi gerektiğini hatırlatan, işlevli ve çok yaygın bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Bu işin altından kolay kolay kalkamaz, tek başına yürütmek fazla ağır.
- Ortaya öyle iddialar attılar ki altından kalkamadı, verdiği cevaplar hiç yetmedi.
- Kredinin altından bir türlü kalkamayınca elindeki dükkânı devretmek zorunda kaldı sonunda.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Biri işi, öteki suçlamayı karşılar. Bir görev ya da yük söz konusuysa başaramamak; iddia ya da suçlama söz konusuysa kendini savunamamak anlaşılır. Ayrımı cümledeki nesne yapar.
Yükün ezici ağırlığını katar. Kişi yükün üstüne çıkamaz, tam tersine onun altında kalır; benzetme yetersizliği fiziksel bir konumla gösterir ve harcanan çabanın yetmediğini doğrudan duyurur.
Anlatmaz. Kişi çok istekli olsa da gücü yetmeyebilir; kalıp niyeti değil sonucu bildirir. Yükün ağırlığı ile kapasitenin uyuşmaması yeterlidir, bunun dışında herhangi bir şart aranmaz.