Atasözü

Anamın (babamın) Öleceğini Bilseydim Kulağı Dolu Darıya Satardım Ne Demek?

Anlamı

insan en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satar.

Detaylı Açıklama

Anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım atasözü, insanın en değerli malının karşılıksız olarak elinden gideceğini bilse onu yok denecek kadar az bir paraya satacağını anlatır. Sözde ana, insanın sahip olabileceği en kıymetli varlığın yerine konur; kulağı dolu darı ise yok sayılacak kadar küçük bir bedeldir. İkisi yan yana getirilerek, elden çıkacağı kesin olan bir şey için hiç almaktansa azıcık almanın yeğ olduğu söylenir. Söz bir sevgisizlik bildirmez; kaybın kesinliği bilindiğinde insanın hesabının nasıl değiştiğini gösterir. Halk dili bu acı hesabı en sarsıcı örneği seçerek anlatır. Mal elden gidecekse hiç değilse bir karşılığı olsun düşüncesi bu sözde açıkça dile gelir. Elindekini karşılıksız yitirip sonradan dövünen kimse de hesabını bu sert halk hükmüyle dile getirir.

Örnek Cümleler

  1. Tarlayı bedelsiz kamulaştırdılar, elime tek kuruş geçmedi; anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım.
  2. Şirket battı, elindeki hisseler kâğıt parçasına döndü; anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım.
  3. Yıllarca sakladığı evi sel aldı, anamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım diye dövündü.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Gerçekleşmemiş bir bilgiyi anlatır: konuşan kaybı önceden bilmiyordu, bilseydi başka davranırdı. Olup bitenin ardından geriye bakar ve elindekini hiç değilse ucuza satabileceğini söyler. Aynı hesap, elden çıkacağı baştan belli olan başka mallar için de yapılabilir.

Yok denecek kadar az bir miktarı anlatır. Sözde en düşük bedelin yerine konmuştur; karşısına insanın en değerli varlığı konarak keskin bir karşıtlık kurulur ve satışın ne kadar ucuza yapılacağı böyle gösterilir.

Bildirmez. Atasözü bir davranışı değil, bir düşünce denemesini anlatır; anlatılan gerçekten yapılan bir iş değildir. Abartı da bu yüzden rahatsız etmez. Söz insanın kayıp karşısındaki çaresiz hesabını dile getirir; acılık da oradan gelir.