Anlamı
bir işi isteksizce, hatır için yapmak zorunluluğunda olmak:
'Benim bu angaryalarımı da başka türlü kimsecikler çekmez.' -O. C. Kaygılı.
Detaylı Açıklama
Angarya çekmek deyimi, bir işi isteksizce, hatır için yapmak zorunluluğunda olmak anlamında kullanılır. Deyimin öznesi işi yüklenen kişidir; iş onun görevi olmadığı hâlde, kıramadığı için ya da mecbur kaldığı için yapılır. Angarya sözcüğü tek başına, karşılığı ödenmeden zorla yaptırılan işi ya da hoşa gitmeyen, sıkıcı işi anlatır; deyim bu ikinci yana yakındır. Kalıp angaryasını çekmek biçiminde de söylenir; bu biçimde yüklenen işin ne olduğu da belirtilir: evrak işlerinin angaryası gibi. Kalıp çoğu zaman işi yüklenen kişinin kendi ağzından, bir yakınma olarak çıkar. Özünde yorgunluktan çok gönülsüzlük vardır: kişi işi yapar, ama kendi isteğiyle yapmaz. Söz, hatır için üstlenilen bir işin kişide bıraktığı yükü adlandırır ve bu yükün kimin sırtında kaldığını da gösterir.
Örnek Cümleler
- Bütün evrak işlerinin angaryasını yıllardır bu ekipteki en genç eleman çekiyor.
- Düğün hazırlığında herkes gezip tozarken angaryayı yine baştan sona ben çektim.
- Hatır için kabul etti, sonra aylarca o işin angaryasını tek başına çekti.
Kökeni ve Hikayesi
Angarya sözcüğü Türkçeye Rumcadan geçmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İşi yüklenen kişi çeker; kalıpta özne hep bu kişidir. Görev kendisinin olmadığı hâlde üstlendiği bir işi sürdürür. Çekmek fiili de katlanmayı bildirir, yapmayı değil; isteksizlik kalıbın içindedir.
Sayılmaz. Ölçü işin çokluğu değil, isteksizlik ve zorunluluktur. Gönülden yapılan yorucu bir iş angarya sayılmaz; buna karşılık küçük ama mecburen üstlenilen bir iş rahatlıkla angarya sayılabilir, ölçü budur.
İş yerinde, aile içinde ve komşuluk ilişkilerinde duyulur: başkasının işini yüklenen genç bir çalışan, düğün hazırlığını tek başına sırtlanan bir kardeş ya da hatır için bir işi üstlenen biri bu kalıpla anlatılabilir.