Anlamı
birini zorunlu olmadığı hâlde bir işte çalışmaya zorlamak.
Detaylı Açıklama
Angaryaya koşmak deyimi, birini zorunlu olmadığı hâlde bir işte çalışmaya zorlamak anlamında kullanılır. Deyimin öznesi zorlayan taraftır: amir, işveren, ev büyüğü ya da sözü geçen kim varsa işi başkasının sırtına yıkar. Angarya çekmek biçimi yükü üstlenen kişiyi anlatırken, angaryaya koşmak bu yükü yükleyeni anlatır; iki kalıp aynı olayın iki yüzüdür. Koşmak sözcüğü hayvanı arabaya koşmayı hatırlattığı için kalıpta insan yerine konmama duygusu da bulunur. Söz eleştiri taşır; birinin, üstüne düşmeyen bir işte zorla çalıştırıldığını bildirir. İş yerlerinde, kurumlarda ve aile içinde geçer; söyleyen kişi yapılan işi değil, yaptırma biçimini yerer. Kalıbın öznesi belli olduğu için cümlede sorumluluk doğrudan zorlayan tarafa yüklenmiş olur.
Örnek Cümleler
- Stajyeri sabahtan akşama kadar angaryaya koşup kendi işlerinin hepsini ona yaptırdılar.
- Muhtar, köye gelen misafirleri ağırlasın diye zavallı komşuyu yine angaryaya koştu.
- Çocuğu tatilde biraz dinlendirecekleri yerde bütün yaz boyunca dükkânda angaryaya koşmuşlar.
Kökeni ve Hikayesi
Angarya sözcüğü Türkçeye Rumcadan geçmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İşi yaptıran taraftır; kalıpta özne bu kişidir ve eleştirilen de onun davranışıdır. Fiil geçişlidir, nesne ister: koşulan kişi cümlede tümleç olarak yer alır. Sorumluluk böylece yaptırana yüklenir; cümle bunu açıkça gösterir.
Özne değişir. Birinde eylemi yapan taraf, ötekinde ona katlanan taraf cümlenin başına geçer. Hangisinin söyleneceğini anlatıcının kimin yanında durduğu belirler; iki kalıp yan yana da kurulabilir. Yön böylece belli olur.
Hayvanı arabaya koşmayı çağrıştırır. Koşulan hayvanın seçme hakkı yoktur, kişinin de öyle; benzetmenin acılığı buradadır. Fiil bu yüzden çalıştırmak sözcüğünden çok daha sert durur; kişi araç yerine konmuş olur.